Kanser ettiniz bizi!
Tarih: 19.08.2005 Saat: 13:00
Konu: Ahmet Zeki Gayberi


Dünyanın en kârlı sektörü, silah sanayi, futbol, enerji, ya da porno sektörü mü sanıyorsunuz? En az bunlar kadar, hatta daha büyük rant, sağlık sektöründe!
İnsan artık ‘hasta’ değil, ‘özel’ hastanelerin, ‘özel’ odalarında ağırlanan çok ‘özel’ “müşteri”!

Yıllardır kemoterapi ve radyoterapi ile, kâh zehirlenmeye, kâh yakılma eylemine muhatap bırakılan kanser hastalarını, en amansız ‘para hırsı kanseri’ne yakalanmış ‘sağlık ilahlarının’ elinden kim kurtaracak?



“Modern tıp, tüm doğmalarıyla birlikte büyük bir dindir”
Dr. Robert S. Mendelsohn




Tamam bu genellemeci teorisiyle işin sulanmasına neden oluyor Dr. Mendelsohn ama mesele hemen kestirilip atılamayacak kadar da vahim bir noktaya gelmedi mi? Artık adam gibi yaşanan şerefsizliklere dur denmeyecek mi?

Dünyanın en kârlı sektörü silah sanayi midir sanıyorsunuz? Futbol mu? Doğalgaz, petrol? Ya da porno sektörü? En az bunlar kadar, hatta daha büyük bir paranın döndüğü en kârlı sektör hangisi biliyor musunuz? Sağlık!

Bu öyle bir sektör ki, belki de en az pastayı çalışanları alıyor…

Kanımıza katran çalanların, kesinlikle en küçük tavize bile yanaşamayacakları kadar büyük ve küresel bir rant dönüyor bu sektörde!
İnsanı dehşete düşürecek, kanını donduracak, kalbini tekletecek meblağlarda paralar şırınga ediyor damarlarına bu sektörün ağa babaları.
Tezgah, çok uluslu şirketler adı altında örgütlenmiş, ilaç endüstrisi ve sağlık ürünleri, makineleri ve aletleri üretenler tarafından yürütülüyor…

Dünyanın bu en büyük finansal gücü olan sektörün, insan hayatını ve sağlığını öncelemeden daha çok hastayı ‘müşteri’ saydığını, hepimiz bir şekilde bizzat yaşayarak veya tanık olarak öğrenmişizdir!
‘Ah-vah’larımız, dertlerimiz, acılarımız ve iniltilerimiz üzerinden kursaklarına dolar akıtanlar, insanı yürüyen nakit olarak görüyorlar…
Sağlık hizmeti özelleştirildikçe, daha bir “enayi”, daha bir “soyulmuş soğan” şeklinde görülmemiz de pekişiyor!

Bir doktor, basit bir ağrıkesici ile geçiştirilecek “özel” bir hastasını, parasını devletten aldığı için 2 gün “özel” hastanesinin, çok “özel” bir odasında yatırmıyor mu? Üç kuruşu 3 bin YTL yapmıyor mu?

Ya kanser ilacının ve aşısının hem de 1980’lerde bulunmuş olmasına rağmen, insanlıktan saklandığı yönündeki iddialar! Aslında iddia da değil, özellikle yabancı medyada açık açık belgeleriyle yazılıp çizilen birer vak’a bunlar!


Kemoterapi ve radyoterapi gibi zehirleyerek ya da yakarak kanseri iyileştirme safsatasından neden vazgeçilmiyor sanıyorsunuz?

Dünyada kaç hastane, kaç tıp merkezi, kaç mikrobiyoloji laboratuarı, kaç nükleer tıp merkezi var? Sayısını bilen var mı? Bu kadar radyoterapi ve kemoterapi ünitesi kime kaktırılacak?

Öyle ki kanserin bile ‘viral’ bir hastalık olduğu, bunun deneylerle ispatlandığı bile söylenirken, bu sektör tarafından“modern tıp dinine” karşı çıktığı için kalbi sökülmek isteniyor insanların. Kim daha doğmatik, kim daha eski kafalı kararı siz verin artık!

Bu sektörün ağa babaları, milyarlarca dolarlık pastadan vazgeçip de kanserin, bugün dünyanın hemen her iklim ve coğrafyasında yetişen ama isminin açıklanması yasak olan çok ucuz bir “bitki”nin vesilesiyle tedavi edileceğini açıklarlar mı sanıyorsunuz?


 

gayberia@yahoo.com
 







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1125