Şair adayları bilmiş olsun ki...
Tarih: 09.07.2005 Saat: 02:20
Konu: Divan Edebiyatı


Okuyucularımdan sık sık sorular gelir: Şiir yazıyorum, tavsiyeleriniz neler?!


Doğrusu şair olamamış benim gibi birisi için çok zor bir soru. Bu babda söyleyeceklerim ancak hariçten gazel okumak kadar esasa taalluk edebilir. İsterseniz paylaşalım:

Bence şair olmanın iki temel şartı vardır: a) Şairane bir ruh üzere yaratılmış olmak b) Şiir eğitimi almak.

Şairane bir ruh ve eda taşımayanların şiir yazmak için kendilerini zorlamaları boşa emektir; vazgeçsinler. Çünkü bu bir yetenek bahsidir ve herkese verilmemiş olması tabiidir. Sesi güzel olmak veya iyi koşmak gibi... Herkes şarkı söyleyebilir ama ses sanatçısı olmak başkadır. Keza herkes basketbol oynayabilir ama Kerim Abdülcabbar olmak özel bir haldir.



Bir şair ayrıcalıklı ve özel yaratılmış bir kuldur bize göre. Çünkü o bizim duymadığımıza, algılayamadığımıza sahiptir ve bu bakımdan bizim de bildiğimiz kelimeler ile hayal edemeyeceğimiz şeyler söyler. Ama yalnızca bu ayrıcalıklı yaratılma şair olmak için yeterli midir? Elbette hayır!.. İşte onun için şairliğin diğer şartı olan eğitim devreye girer.

Şiir eğitimi herhangi bir fakültede verilmez ve bunun bir okulu da yoktur aslında. Şiir eğitimi her şairin kendi başına alacağı bir eğitim olup onun öğretmeni diğer usta şairler ve onların biriktirip tarihe bıraktıkları mirastır. Şiir eğitimi; çok şiir okumanın adıdır. Ruhunda şairanelik olan birisi şiir eğitimi almadan elbette eksiktir. Yalnızca şiir eğitimi alarak şair olmak ise muhal ötesi batıldır. Ancak ikisini belli seviyede birleştirendir ki şiir söyler ve söyledikleri tarihe kalır. Bu ikisini birleştirme oranına göre de şairler büyük veya daha büyük olarak kategorilere ayrılabilirler. Çünkü onlar üslup sahibi, söz geleneğinde yeni bir yol açan bahtiyar kullar olurlar. Onlar Mevlana, Yunus, Karacaoğlan, Fuzulî, Galip ve diğerleri olurlar. Onlar, gökkubbede adları hiç unutulmayacak olanlardır.

İmdi; genç şair adayları, eğer siz de bu kervana katılmak isterseniz işte bizim tavsiyelerimiz:

1. Önce kendinizi tartınız, şairanelik içinizde mi, yoksa siz bir vehim mi taşıyorsunuz?

2. Eğer gerçekten şair olacağınıza inanıyorsanız mutlaka şu üçlü gruplardan birinin eserlerini iyiden iyiye okuyunuz; düşünerek, yorumlayarak, anlayarak.

a) Yunus-Baki-Karacaoğlan b) Pir Sultan-Fuzuli-Seyranî c) Kendi seçeceğiniz üç şair (saz şiirinden, tekke şiirinden ve divan şiirinden)

3. Okuduğunuz eser üzerinde kendinize şu soruları sorunuz: a) Bu adam bunu nasıl böyle söylemiş? b) Hangi şartlar ona bunu söyletmiş? c) Neden bu kelimeleri tercih etmiş? d) Ben nasıl söylerdim? e) Şimdi nasıl söylersem insanlara ulaşabilirim? f) Bunu bir de ben söylemeli miyim? g) Ve sizin ilave edeceğiniz başka sorular…

4. Eğer vezinli ve kafiyeli yazıyorsanız mana ile kafiye (veya vezin) ahenk içinde olmalı, biri diğerine feda edilmemelidir.

5. Uzun yazmaktan kaçınmalı, maksattan uzaklaşılmamalı ve zevk-i selîme hitap etmelidir.

6. İfadenin mümkün olduğu kadar çeşitlendirilmesi üslubu güzelleştirir. Tekdüze mısraların bıktırıcı olması söz konusudur. (Çeşitli nağmelerin bir bestede bütünleşmesi insanı dinlendirir ama tekdüzelik dinleyeni yorar.)

7. Sadelikte sanat, sanatta sadelik gözetmeli, derinliği olmayan ağdalı mısralara fazla iltifat etmemeli, herkesin anlayacağı dilde yazmalıdır.

8. Şiirdeki her bir kelime seçilmeli, öyle istihdam edilmelidir. Bazan güzel bir şiir bir tek kelime ile çirkinleşebilir. Sözler gibi mânâ da seçilmelidir. Sözler güzel olur da mânâ bayağı olursa gülünç bir şey ortaya çıkar.

9. Yazmadan mutlaka düşünmeli ve düşünmeden asla yazmamalıdır.

10. Kendi şiiri hakkında en şiddetli tenkitleri yine kendisi getirebilmeli, şiirden anlamayanlara okutup da onların beğenisi ile kendini şair zannetmemelidir.

Şair adaylarına bir de dostça tavsiye:

Çevrenizdeki insanlar size gelip “Yeni bir şiir yazdıysan okumama müsaade eder misin?” gibi teklifler yapmadığı müddetçe onlara şiir okumayın ve yazdıklarınızı yayınlama gayretine düşmeyin. Hiç üzülmeyin, mısralarınız gerçek şiir olmaya başladığında birileri sizi bulup “Bunları kitaplaştırmak istiyoruz!” diyeceklerdir. Yeter ki siz eğitime devam edin. Şiir her şeyden evvel sabır ister çünkü!..

Zaman
07/07/2005
 







Bu haberin geldigi yer: Karakutu.com-Kültür Sanat
http://www.karakutu.com

Bu haber icin adres:
http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1017