Büyük bir vicdan azabı... Öyle ki yapamadığımız, beceremediğimiz, sustuğumuz,
korktuğumuz, çekindiğimiz her şey için bir vicdan azabı... Hrant'ın gidişiyle
gelen, bütün ülkeyi kaplayan, genişlemesine ve derinlemesine bir vicdan azabı...
Kalabalıklar, sanki tetiği kendisi çekmişçesine ağlıyor İstanbul'da. Tuhaf şey.
Çünkü insanlar Hrant'ın gidişiyle birlikte ve aynı anda bir çok şeye ağlıyor.
Herkes neyi yitirdiyse ona ağlıyor. Hrant, insanları kendi kalbine çağırırdı.