Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 280 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



113 Yazı (23 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 ]

Murat Belge:  Asıl suçlular
 

Dün Atilla Yayla'nın bir panelde konuşmasını izleyen yaygara üstüne bir şeyler yazmıştım. Bugün de aynı olayın ortaya çıkardığı, ama 'ortaya çıktığı' halde pek fazla söz konusu edilmeyen birkaç nokta üstünde durmak istiyorum.

Bir 'kalıp' haline gelen bir süreçten, medyanın başlattığı, gerçek ya da simgesel bir linç havasına sürüklenen, bir kampanyanın her durumda yaratılmasından söz etmiştim. Bunun bir aşamasında işin içine bir 'otorite' karışıyor ve o da kampanya doğrultusunda bir eylemde bulunuyor. Atilla Yayla olayında bu otorite, rektördür. Konu hakkında bildiğim her şeyi medyadan, bir de Yayla'nın internete yansımış bir açıklamasından okuyarak öğrendim. Bu bilgiler çerçevesinde, Gazi Üniversitesi Rektörü'nün, Atilla Yayla'nın ders vermesini yasakladığını biliyorum.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Güncel

Murat Belge:  Devrim tutulması
 

Bugünlerde çeşitli yazarların köşelerinde görüyorum: 'Devrimler tuttu mu, tutmadı mı?' tartışması hakkında yorumlar.

1923'ten 2006'ya, 83 yıl, dile kolay! Bu süre içinde bir dünya savaşı oldu. Onu bir 'Soğuk Savaş' izledi ve o da bitti. Komünizm çöktü. Atom bombası icat olundu. Aya gidildi.
Biz 'Devrimler tuttu mu?' diye tartışıyoruz. Kuvvetli ihtimal, tutmadığı. Çünkü yükselen sesler bunu anlatıyor: 'Tutmadı! Tutturacağız! Tutturmayanlar var! Onları da ezeceğiz!'

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Siyaset

Murat Belge:  Roman, masal, zekâ
 

Çetin Altan sormuş Turgut Özal'a, "Hiç roman okudunuz mu?" diye. Cevabını da almış:
"Ben masal okumam."

Aslında Çetin Altan'ın soruş tarzında ('Hiç' kelimesinin seçiminde) gelecek cevabın tahmini var gibi.
Evet, 'roman okuma'yı 'masal okuma' olarak değerlendiren bir anlayış!

Bu anlayışın sahibi de sokaktan geçerken bir anketçinin sorusuna muhatap olan, rastgele biri değil, Türkiye'de başbakan ve cumhurbaşkanı olan, bir toplumun tarihinde önemli bazı dönüşümlere yol açan biri. Aramızda bazılarının hâlâ yere göğe sığdıramadığı biri.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Murat Belge:  Türkçe üzerine bilimsel bir makale: TÜRKÇE SORUNU -5-
 
DİLDE DEĞİŞİM NE KAZANDIRDI NE KAYBETTİRDİ
 
     İlkin özellikle önemli olduğuna inandığım bir nokta üstünde durayım: dili toplumun iletişim aracı olmanın ötesinde tarihi, politik ve kültürel bir yönlendirmenin de vazgeçilmez parçası olarak görmek  alışkanlığı, ister
istemez dile politik müdahale kurumunu doğurmuştu.  Buna Türkiye'nin geleneksel bürokratik yapısının özellikleri eklenince (ülkemizde her türlü toplumsal etkinliğin yasayla düzenlenmesi geleneğine bir başka yazıda değineceğim), dilsel kullanım politik iktidarların tutumuna göre değişebilen, zaman zaman  yasayla değiştirilebilen bir şey oldu.

Bir toplumun kendi dilini nasıl kullanacağı konusunun  yasayla düzenlenmesi, dünyanın başka  ülkelerinde sık rastlanan bir durum değildir. Academie française gibi kuruluşlar, devletten çok kendi prestijleriyle dil konusunda otorite olmuşlar, ayrıca, dilbilgisi bakımından en doğru görünen kullanımı saptamak gibi, bir anlamda tutucu bir işlev görmüş, dili değiştirme çabasına girmemişlerdir. Türkiye'dekine benzeyen  bir dilsel arılaşma akımı, ulusal birliğin sağlanması güçlük çıkaran,  dolayısıyla şoven-milliyetçi birçok ideolojinin "doğduğu Almanya'da görece kısa bir dönemde  görülür.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Murat Belge:  Türkçe üzerine bilimsel bir makale: TÜRKÇE SORUNU -4-
 

BİR BAŞKA EĞİLİM
 
     İşte bu sırada yeni ve tamamen tersine bir eğilim, Türkçe'yi özleştirme çabalarını gevşetti. Cumhuriyet döneminin radikal özleşmeciliği, zaten daha geniş bir tarih arayışının sonucuydu. Bu arayışın başlangıcı da Osmanlı İmparatorluğunun son on yıllarına uzatılabilir. Osmanlı devletinin maddi dayanaklarının çökmesiyle, genel ideolojisinin de işlemez hale geldiğine değinmiştim. Bu dönemde, yeni bir devlete yeni bir temel arama çabaları Pan-Türkizm ve Pan-İslamizm akımlarının oluşmasıyla sonuçlanmıştı. Bunlardan birincisi, aydın seçkinlere daha çekici geliyor, kendini Müslüman olarak tanımlamaya alışmış halk kitleleri arasında ikincisi kadar kolay kabul görmüyordu. Ancak İttihat ve Terakki hareketiyle başlayan «yukarıdan aşağı» reform kalıbı, kitle desteği olmayan seçkinci ideolojilere niceliksel gücünün
ötesinde bir etkililik kazandırabiliyordu.
 
     Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu'nun kalıntılarından Türkiye Cumhuriyeti'ni çıkarma çabasında, gene bir çeşit Osmanlı mirası olan «fütuhatçılık»tan vazgeçmişti. Dünyanın yeni dengesinde zaten başka türlüsü düşünülemezdi. Rumeli'de Osmanlı toprak iddialarının bir yana bırakılması kadar, Enver Paşa gibilerin doğudaki hayalci fütuhat projelerinin de kesinlikle terk edilmesi, Cumhuriyet'in kurulmasının zorunlu koşullarındandı.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Murat Belge: Türkçe üzerine bilimsel bir makale: TÜRKÇE SORUNU -3- [ 05/04/05 - 2379 ]
Murat Belge: Türkçe üzerine bilimsel bir makale: TÜRKÇE SORUNU -2- [ 05/04/05 - 2791 ]
Murat Belge: Türkçe üzerine bilimsel bir makale: TÜRKÇE SORUNU -1- [ 05/04/05 - 4273 ]

113 Yazı (23 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
30.07.08
“Devrimci”
28.07.08
Sınıf mücadelesi
19.07.08
“Sol” ve Ergenekon
01.07.08
Enternasyonal ve CHP
23.06.08
“İftira”!
03.05.08
2 Mayıs
02.05.08
1 Mayıs'ı kutlamaktayız
22.04.08
Kendi düzenine sığamamak
25.03.08
Demokratın demokratlığı
23.03.08
Kör döğüşü ortamı
21.03.08
Sükûnet tavsiyesi
18.03.08
Plan ne kadar ayrıntılı?
16.03.08
Ne denir?
04.03.08
'Kürt sorununa barışçı çözüm!'
01.03.08
Teftiş toplumu
29.02.08
Nominalizm-sembolizm
27.02.08
Kürtlerle niçin birlikte olalım?
İdeolojinin inadı
'Liberal aydınlar' teranesi
15.02.08
Kuran'da yeri var mı?

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke