İsmet Özel: İSLAMİ MEDYADA TENEZZÜLEN YAZDIM, BENİM ONLARA TEK KURUŞ BORCUM YOK
İsmet Özel, Faydasız Yazılar kitabında
Chuang Tzu'nun peşinden giderek meyveleri için dallarını kimsenin taşa
tutmadığı, çok budaklı olduğundan marangozların kesmeye değer bulmadığı, dokusu
gevşek olduğu için yakmaya da yaramayan, kimsenin bahçesine dikmek istemeyeceği,
şehrin bulvarlarına sokulmayan bir ağaç olmak istediğini anlatmıştı.
Kıraç bir ıssızlıkta, bunalmış bir
yolcu, dibinde oturacağı, sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye ferahlarsa
bunun ona yeteceğini söylüyordu.
İsmet Özel: İşkence altında alınmayan aşk ifademdir
Sevgili Sevgili Aşk içinde aşk için seslenişin en uygun biçimini bulduğum
kanısındayım. Merhamet belki çok yüce bir şey ve muhtemel ki merhamet aşktan
üstündür. Tapınmak..
onun yüceliğine diyecek yok. Belki tapınmadaki kesinlik ve keskinliğe aşk hiçbir
zaman ulaşamayacaktır. Bütün diğer işlerle uğraşan bütün diğer insanlar gibi
tapınanlar ve merhamet duyanlar da seslendikleri zaman mutlaka hissettikleri bir
farkı dile getirmiş olurlar.
İsmet Özel: İslami kesimin önceliği çıkar
Şair İsmet Özel, İslamcı
hareketin geldiği konumu Milliyet'e anlattı
İslami
kesimin önceliği: çıkar
İslami kesim, AKP'nin iktidara gelmesiyle
birlikte yozlaştı. Başını örten kızların bir kısmıyla göbeklerini açan kızlar
aynı amacı taşıyorlar
İsmet Özel: Bir Zamanlar Bir İsmet Özel Vardı
"Yazı yazmak" demiş E.L.Doctorow, "geceleyin araba sürmeye benzer.
Önünüzü sadece size farların gösterdiği yere kadar görebilirsiniz; ama
bu suretle seyahatin tamamına erersiniz." Bu söze itibar edeceksek,
ben de geldim geleceğim yere kadar, bitirdim gezimi.
İsmet Özel: TAŞLARI YEMEK YASAK
Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir
levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış:
Taş Yemek Yasaktır.
Bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış.
Levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve
izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. Mağaranın ağzında bir derviş
oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış: