 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 95 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
26 Yazı (6 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 ]
|
|
Ahmet Zeki Gayberi: Yaşlılar ölümü hak etmiştir!
|
|
Ey doktorlar, yaşlılık bir hastalık değildir. Tedavi için yırtınıp
durmanız boşuna! Görüntü kirliliğini estetize etmek için tüm
yaşlıları
katletmekten başka radikal çözüm yok!
Ey yaşlılar, ihtiyarlığa eski bilgeliğini ve saygınlığını kazandırın! 3-5 yıl
daha fazla yaşayabilmek için vazgeçilen nimetlerin, ölürken bir film şeridi gibi
gözlerinizin önünden
geçmeyeceğinin garantisi ne?
Çağdaş gönüllü köleler! Siz de sayılı nefesinizi yürüyüş bandında tüketmeyin!
30’lu yaşlarında kalpten gidenlerle dolu etraf.
Bu kadar korkulur mu yaşlılıktan? Bu
‘aman benden uzak dursun’lar neden? Zaten
yormadı mı bu koşturmaca, bu çelişkiler, ömür boyu yalanan tükürükler? Hak
etmediniz mi huzurla o SON’u beklemeyi?
“Her
yaşlı, rahatsız edilmeden, sakin bir şekilde ölmeyi bekleyecek kadar
saygıyı hak etmiştir” (Konfüçyus)
|
Ahmet Zeki Gayberi: Hayat bir tiyatrodur!
|
|
Hayat tiyatro sahnesidir. Yalnızken bile, seyircisiz yapılan provalar gibi,
takınacağımız tavrı, edeceğimiz kelamı hesap ederiz.
Kendine bile katlanamayanların, kendi renklerinden yola çıkarak genel tanımlar
üretmesi, fıtrata vurulmak istenen en büyük prangadır.
Evden çıkarken taktığımız maskelere tükürüp, şerefsize
“şerefsiz!” diye
haykırdığımızda, temizliğe mahallemizden başladığımızda, kalbimiz asude bir
sükun bulacak, damarlarımıza ahlak yürüyecek!
Kaybedecek bir şeyi olmayanların cesareti, bir gün sınıf atlayacağı
umudu ile
hayata sarılan Mahzun’cu, Özcan Deniz’ci, Alişan’cı kitlenin kaygısıyla değil,
dibe vurmuş Müslümcü’lerin, tedirgin edici suskunluğu ile açıklanabilir.
|
Ahmet Zeki Gayberi: Peki ya galipler?
|
|
Galibiyetin tanımı nedir ve galip kimdir? Hep kaybedenler mi tekmelenir?
Ya da galipler sorgulanmış mıdır hiç? Hangi makam, hangi
servet, hangi içsel
dinginlik, hangi metafizik tatmin bana ‘Şimdi galipler sınıfındasın, yenilgi
bitti’ duygusunu tattırır!
Bu soruların cevabını aldığımız gün, sırtımızda kefen gibi taşıdığımız
onurumuzun yanına
bilincimizi de kuşanıp zaferimizi kutlayacağız…
Biz
vicdanımıza yenildik, adaletsizliğe, merhametsizliğe..! Her şeye rağmen hala
çıkınımızda ötelere yetecek azığımız varsa, daha ne olsun..!
|
Ahmet Zeki Gayberi: Yenildik ulan! Yenildik işte!
|
|
Alışkanlığa varmış pis bir mağlubiyet hissidir artık varoluşumuzu
açıklayan…
İdeoloji, insanı diri kılar!
Ota-boka, topa-popa yapışacağına inancına
yapışırsın… Ama kesinlikle devrim, inkılap, kızıl elma veya devlet değildir
devrimcinin son durağı! Bir kez daha gerçeğin şok edici soğuk yüzüdür öykünün
finalinde bizi
bekleyen…
Tanrıları çoğalan bir çağın inanç paradoksundan uzak, yenilginin duayenleri,
çaresizliğin ustalarıyız artık baba!
|
Ahmet Zeki Gayberi: Sanalev patroniçesi: Chat!
|
|
Postmodern zamanların pezevengi, çağdaş çöpçatan veya sanalev platformu!
Ne derseniz deyin, sonu hüsran, hayal
kırıklığı, şok ve pis bir ‘tongaya
gelmişlik’le biten iletişim şeklidir ‘chat’…
“Dostluk mantar yemeye benzer. Zararlı olup olmadığı ancak yendikten sonra belli
olur!” (Çin
atasözü)
Hiçbir sorumluluk yüklemez. Bütün iletişim, on kelimelik bir lügat
çerçevesinde gelişir. Dostluğun da, arkadaşlığın da, paylaşmanın da hiçbir yükü
yoktur.
“İyidir, ya sen” klişelerine boğulmuş,
belirsiz, flu, saydam bir dostluk!
Tuhaf ve yabancılaştırıcı bir işlevselliği vardır. Sürpriz kutular gibi içinden
ne çıkacağı kestirilemez.
Postmodern zamanların pezevengi, çağdaş çöpçatan veya sanalev platformu!
|
26 Yazı (6 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 ]
|
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Reklam
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|