Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 270 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



24 Yazı (5 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 ]

Bülent Parlak:  EŞKIYAYI DOĞURAN ANA DEĞİL Mİ?
 

Anaların talihsizliği midir bilinmez ama, evlat eşkıya da olsa, evlat evliya da olsa sızı hep onların yüreğinde kan doğruyor.

İsyanını kınından çıkarmış evladını bir sabah ansızın yatağında görmek yerine, evladının kuşandığı kızgınlığı, çokça kandırılmışlığı, ya da yüzü, gözü, yüreği karaya bulanmış birkaç adamın kandırmacasını boylu boyunca yatılı gören; çorak umutlu anaların acısını gördüm az evvel.

Acılarını peydahlayansa adını bilmediğim bir dağda taşlara serili üç kurşun yeniğiydi.Spikerin sesine pusu kuran gizli sevinç yerde uzanmış cesetlerle boy verse de mahdum acısını yaşamaktan bile ürken anaların (köküne kibrit çaldığı) sancılarını yaşadım onlarla.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 9 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bülent Parlak

Bülent Parlak:  ANDIM BİTTİ
 

Vakti dolmuş andımın tövbeleri elimde
Koşuyor işte bak! bir kırlangıç peşinde.
Cömertliği unutmuş günahlarım kın çeker,
Bağbozumu yaşanır tenha bir ben içinde

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bülent Parlak

Bülent Parlak:  ARANIYORUZ OLMADIĞIMIZ YERLERDE
 

Hatırı sayılır yaralarla boyverip hoyratça işgal edilmiş ruhlarımızla ayinler yapıyoruz sürgünde. Çocuklarız biz; üçünde,beşinde,on beşinde. Her yatışımızda başka parmaklar dokunuyor bize, başka gözlerin soğukluğu büyütüyor suskunluğumuzu. Tövbelerimizi ve ihanetlerimizi biriktiriyoruz tüm iyiliklere inat. Bir keman daha burkuluyor her doğan gün içimizde. Çocuklarız biz; birinde, yedisinde, on yedisinde.

Adım yok; isimsizim. Ne zaman doğmuşum, nasıl bağırmışım kıçıma vurulunca bilmiyorum. Bir annenin okyanusu andıran merhametinin kokusunu hiç tatmadım. Göğüs uçlarından damlayan sütün damağımdan eksikliğinden olsa gerek başka gözlerin acıyacağı kadar çelimsizim.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 3 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bülent Parlak

Bülent Parlak:  YAZARLARIN YAZAMADIKLARI
 

İtilen taraflarının tüm bedelini birilerine ödettirmek istercesine dokunabildikleri ne varsa; kendilerine, çevrelerine, hayata duydukları öfkenin ve marazi duygularının çaresiz, ben dolu, bencil tatmin uğraşılarıyla başlar kalemle dostlukları.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 3 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bülent Parlak

Bülent Parlak:  İŞİNİ BİLEN ADAMLAR
 

Henüz çocukken keşfedilir onların gözlerindeki cevher. Cevher dediğim, yaşamın beri kıyısında zerdali çiçeklerini andıran, koparıldığında solanlara sahibi tarafından mancınıklarla savrulan irili ufaklı kaya parçalarıdır. Çünkü cevher kazanmak için yaralamayı, ayakta durmak için öldürmeyi, malik olmak için fütursuzca ve merhametsizce ezmeyi öğretir. Cevher zulümdür çoğu kez öldüren..

Doğdukları andan kefene kadar kadar olan bu mesafe aralığında bütün uğraşıları, gelenin gittiği, gidenin dönmediği kabrin kapısına birşeylere nasıl olursa olsun sahiplenmektir.Sahip olduklarının kendilerine sahip olduğunun farkına varmadan. Baktıkları yerden gördükleri manzara kağıt, metal ve betondur. Kağıt, para; metal, araba; beton, ev...

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bülent Parlak

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Bülent Parlak: ESKİYİNCE ÇÖPLÜK OLUYOR HERŞEY [ 30/07/05 - 2862 ]
Bülent Parlak: ALLAHA ISMARLADIK! [ 22/07/05 - 2138 ]
Bülent Parlak: BU GECE YOKUM [ 19/07/05 - 2018 ]
Bülent Parlak: ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR [ 13/07/05 - 7516 ]
Bülent Parlak: BAŞÖRTÜLÜ ERKEKLER [ 03/07/05 - 2432 ]

24 Yazı (5 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
30.07.05
ESKİYİNCE ÇÖPLÜK OLUYOR HERŞEY
22.07.05
ALLAHA ISMARLADIK!
19.07.05
BU GECE YOKUM
13.07.05
ATATÜRK'E ACIMAK HADDİMDİR
03.07.05
BAŞÖRTÜLÜ ERKEKLER
24.06.05
SEVİM ÖLMÜŞ
22.06.05
İsrafil'in sur bestesi
13.06.05
KAYBEDERKEN İSTEMEK
30.05.05
Nasreddin Hoca'yı Sevmiyorum!
16.05.05
MAYINLARDA HÜZÜN PATLAR
13.05.05
Zavallılık şanımdır!
06.05.05
SOBE !
24.04.05
EKSİK DUYGULAR
04.04.05
GELİNLİK KIZ
23.03.05
BEYAZ GERÇEKLER
TUTUNAMADAN GÖMÜLENLER
Bu Nedir?
AZRAİL BAZAN ÖLDÜRÜRKEN ÖLÜR
Alın Size Kadınlar




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke