Henüz çocukken keşfedilir onların gözlerindeki cevher. Cevher dediğim,
yaşamın beri kıyısında zerdali çiçeklerini andıran,
koparıldığında solanlara
sahibi tarafından mancınıklarla savrulan irili ufaklı kaya parçalarıdır. Çünkü
cevher kazanmak için yaralamayı, ayakta durmak için öldürmeyi, malik olmak için
fütursuzca ve merhametsizce ezmeyi öğretir. Cevher
zulümdür çoğu kez öldüren..
Doğdukları andan kefene kadar kadar olan bu mesafe aralığında bütün uğraşıları,
gelenin gittiği, gidenin dönmediği kabrin kapısına birşeylere nasıl olursa olsun
sahiplenmektir.Sahip olduklarının
kendilerine sahip olduğunun farkına varmadan.
Baktıkları yerden gördükleri manzara kağıt, metal ve betondur. Kağıt, para;
metal, araba; beton, ev...