"Ölüme son çare olarak bakmalısın. Hiç kimsenin seni alıkoyamayacağını bil.
Ama ölüme gidebileceğin için onu yedekte tut; sonuna kadar.
Diyelim ki gece bir
kâbus gördün. Bunun bir kâbus olduğunu bilirsin ve kurtulmak için başını biraz
oynatman yeter. Her şey daha basit, daha dayanılır hâle gelir ve bir bakarsın en
korktuğun şeyden zevk alır olmuşsun. Hayat seni korkutuyorsa, içini
yakıyorsa, en yakınların çirkin maskeler takmışsa...
Hayat budur de,
ikinci kez çağrılacağın bir oyun olduğunu söyle. Zevk verici ve acı çektirici
bir oyun, inanç ve aldatmaca oyunu, maskeler oyunu. Onu sonuna kadar oyna, ister
oyuncu olarak, ister izleyici olarak. İzleyici olman daha iyi, içinden kolay
çıkarsın. "Son Kurtuluş Çaresi" yaşamama hep yardımcı olmuştur. Elimin
altında olduğu için, bu çareye hiç başvurmadım. Ama ahretin direksiyonu elimin
altında olmasaydı, kendimi tuzağa düşmüş hisseder ve bir an önce kaçmaya
bakardım."