MÜSLÜMANLAR VE KENDİNE SAYGISI OLAN
DİĞER İNSANLAR İÇİN
SİNEMA
TARİHİNİN
(beyinlerimizi amaçsız bir şiddet, ucuz bir
cinsellik sömürüsü, baygınlık veren siyonist propagandalar ve sinsi bir
ırkçılıkla doldurmaya çalışmayan)
250 SEÇKİN FİLMİ(tabiî ki sübjektif bir değerlendirmeyle!)
Ömrünün son yirmi yılını sinemayla yakından ilişkili meslekî uğraşlarla
geçirmiş biri olarak, bu yazıda size öncelikle çok basit bir
“matematiksel
hesap” sunmak istiyorum.
Dünya standartlarına göre, bir sinema filmi ortalama 100 dakika sürer.
Televizyon yayınlarındaki akıştan ya da evindeki VHS video, VCD ve DVD
göstericilerinden günde en az bir adet sinema filmi izlemeyi alışkanlık
hâline getirmiş ortalama bir sinemasever, her hafta 11.6 saati, her ay 50
saati, her yıl ise 25 günü TV ekranı ya da sinema perdesi başında
geçirir. Bu da, çocukluk çağı sonrasındaki 50 yıllık bir ömür boyunca
1250 gün, yani 3.4 yıl demektir. Özellikle de büyük kentlerde sinema
salonunda film izlemenin -“sinemaya gitmek” ve
“sinemadan gelmek” gibi-
zaman açısından ekstra sarfiyat gerektiren bir boyutu olduğunu da hesaba katarsak,
“sinefil” bile sayılamayacak vasat bir sinemaseverin ömrünün net
3,5-4 yılını
beyazperdenin ya da televizyon ekranının başında geçirdiğini
görürüz.
Ne zaman ve nerede biteceği hiç belli olmayan bir ömürde koskoca 4 yıl…
Pekiyi, acaba
kaçımız bu süreye eşit düzeyde kitap okuyoruz; çocuklarımıza,
anne-babamıza, dede ve ninelerimize, arkadaş ve akrabalarımıza gereken
ilgiyi gösteriyoruz; yanımızda-yöremizdeki sohbete hasret kalmış mahzun
insanlarla
dertleşiyoruz ve de bizi yaratan Allah’ı en azından bir Fatiha
ile anıyoruz?