 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 277 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
37 Yazı (8 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 ]
|
|
Ali Murat Güven: Şükürler olsun ki böyle bir ülkede yaşıyorum
|
|
Bu sayfaya rastgele değil, sürekli ve bilinçli olarak takılan okurlarımızın
malûmudur.
Benim -en başından bu yana- "Homo Kovboylar" adıyla anmayı tercih ettiğim "Brokeback
Mountain" (Brokeback Dağı) adlı film, önce ABD'de, ardından da İngiltere ve Kıta
Avrupası'nda cürmünü kat be kat aşan ateşler çıkardıktan sonra, en sonunda 24
Mart Cuma günü ülkemiz sinemalarında da gösterime girmişti.
"Homo Kovboylar"ı Türkiye gösteriminden daha haftalar önce piyasaya düşen korsan
DVD'lerinden izlemiş biri olarak, o tarihten itibaren bu filmin batıda kopardığı
fırtınanın altını doldurabilecek sinemasal niteliklerden yoksun olduğunu inatla
ve ısrarla vurgulamaya başladım. Yönetmen Ang Lee'nin bütün numarası, sinema
dünyasındaki çok güçlü bir mitosu, "kovboy maçoluğu"na ilişkin geleneksel
değerleri kendince yıkmaya çalışmaktan ibaretti.
|
Ali Murat Güven: ''Mösyö İbrahim''i mutlaka izlemelisiniz Sayın Başbakanım...
|
|
Ben gündelik politikaya fazlaca meraklı biri değilim.
Meslek hayatımın ilk
dönemindeki -sıcak haberin her türüne balıklama
atlayan- acar muhabirlik günlerim bir yana bırakılırsa, Ankara merkezli
politik habercilikten ömrüm boyunca hiç haz etmedim; gelmiş geçmiş bütün
iktidarlarla meslekî ilişkilerim de onların benim ilgi alanlarıma
gösterdikleri yakınlık ya da uzaklıkla sınırlı kaldı. Bu açıdan
bakıldığında, AK Parti'yi, çeyrek yüzyılı geride bırakan sinemaseverlik
serüvenim boyunca, sinemanın ticaret, turizm, uluslararası propaganda ve
toplum mühendisliğindeki stratejik önemini en iyi kavramış gözüken ve bu
öneme en sık atıfta bulunan iktidar olarak görüyorum.
|
Ali Murat Güven: Çağdaş sinemacılık, çağdışı sinemacılığa karşı...
|
|
Film dağıtıcıları ve sinema salonu işletmecilerinin
-haklı olarak- pek sevdikleri ve her
fırsatta yücelttikleri sloganik bir
cümle vardır: "Film, sinemada izlenir."
Bu söze, kıdemli bir sinemasever olarak, herhangi bir
ön koşul koymaksızın "eyvallah"
demekten başka seçeneğim yok. Tabiî ki
adına "film izlemek" denilen o büyüleyici eylem, değerini ve anlamını en
çok devâsâ bir beyazperdede ve aynı tutkuya gönül vermiş daha başka
insanlarla
birlikte gerçekleştiğinde buluyor. Çünkü sinema herşeyden
önce toplum içine karışmayı gerektiren ve film izlerken -yanısıra-
fazladan pek çok deneyim de yaşatan bir etkinlik. Bu bakımdan, ev sinema
sistemleri ses ve görüntü kalitesi bakımından ne denli gelişirse
gelişsin, sinema salonlarında film izleme eylemi her gerçek sinemasever
için daima öncelikli tercih konumunda olmayı sürdürecek.
|
Ali Murat Güven: İyi sinemacı 'inançsız' olmalıdır...
|
|
Ülkemizin en uzun soluklu sinema dergisi unvanına sahip "Sinema"nın her ay
sonuncu sayfasında, sektörün ünlüleriyle
yapılmış tek sayfalık söyleşiler
yayımlanır. Uzun yıllardır kesintisiz biçimde süren bu söyleşiler, biçim ve
içerik itibarıyla artık iyice oturup gelenekselleşmiştir.
Öyle ki sayfaya konuk edilen sanatçılara sorulan soruların bile
hep aynı
olduğunu görürsünüz. Bu standart sorulardan biri de "Öldükten sonra ne var?"
şeklindedir. Ki ben sözkonusu soruyu böyle bir dergi açısından öteden beri çok
ilginç bulmuşumdur. Buna karşılık, kabul etmek gerekir ki aynı
zamanda son
derece önemli ve zekice de bir sorudur bu. Topu topu dört sözcükte muhatabın
hayat karşısındaki duruşunu ve algılarını kamuoyuna bütünüyle deşifre eder.
|
Ali Murat Güven: Paranın üstünde oturan ağalar, infak edin!
|
|
Düzenli okurlarımız arasında mutlaka hatırlayanlar
olacaktır; bir süre önce yine bu
sayfalarda, Mazlumder'in düzenlediği
"insan hakları" konulu uluslararası kısa film yarışmasından ve bir dizi
seçkin isimle birlikte o yarışmanın jüri üyeliğinde -nacizane- yer
aldığımdan söz
etmiştim.
Yaklaşık iki haftalık bir zaman dilimine yayılan değerlendirme sürecinin
ardından, Dr. Yusuf Kaplan, Ümit Sönmez, Abdurrahman Dilipak, Lütfü
Yılmaz ve
bendenizden oluşan jüri nihayet kararını verdi. Ödüller de bu
akşam (23 Aralık 2005 Cuma) İstanbul-Çemberlitaş Fırat Kültür
Merkezi'nde sahiplerine törenle dağıtılacak.
|
37 Yazı (8 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 ]
|
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|