Amsterdam, 18 Ağustos 1877
Erkenden kalkmıştım: işçileri şantiyeye gelir gördüm, pırıl pırıl bir güneşin
altında. Sen de görsen hoşuna giderdi: irili ufaklı kara insancıklar bir ırmak
olmuş akıyordu, önce çok az güneş alan dar sokaktan, sonra da şantiyede. Daha
sonra bir parça kuru ekmek ve bir bardak bira ile kahvaltı ettim. Böylesine bir
kahvaltıyı Dickens canlarına kıymak üzere olan insanlara salık verir, onları
daha bir süre niyetlerinden vazgeçirir diye. İnsan tam bu ruh haletinde değilse
de, yapmalı bunu zaman zaman, Rembrandt'ın «Emmaüs Hacıları» adlı tablosunu
düşüne düşüne.