 |
Karakutu
|
|
Site içi Arama
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 47 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Dücane Cündioğlu: "Bana hiç öğretmezdi, sadece gösterirdi"
|
|
"Aziz Nesin" isminin, yazdıklarından ve söylediklerinden ziyade, kendince
iddiaları olan bir yazarı simgelemesi bakımından mercek altına alınmasının,
öteden beri, Türk fikir hayatının ikircikliğini anlamak bakımından öğretici
olacağına inanırım. Meselâ görünürde nasıl inanıyor, nasıl davranıyor, ama
gerçekte nasıl inanmak ve davranmak istiyordu?
Bu iki uç arasında kolay kolay giderilemeyecek bir karşıtlığın mevcudiyetini
uzaktan da olsa hep hissetmişimdir.
Kitaplarını, konuşmalarını esas alarak bu mesafeyi açıklığa kavuşturamayız;
aksine bize daha kişisel gözlemler gerekir.
Mahrem hayatını veya kişisel zaaflarını mı kastediyorum?
|
Dücane Cündioğlu: Hiç niçin korkutur?
|
|
Muhatabım bana bir 'şey' söylerse, kendisine ancak birkaç şekilde karşılık
verebilirim. İmdi, verebileceğim karşılıkların listesini, basit bir biçimde
şemalaştırmayı deneyeceğim:
1. Ne dediğini anlıyorum.
Böyle bir karşılık, muhatabın ancak 'dil' düzeyinde anlaşıldığını gösterir.
Özetle düz anlamı şu: "Türkçe biliyorum!" veya "Söylediklerinin anlaşıldığından
emin ol lütfen!"
2. Ne demek istediğini anlıyorum.
|
Dücane Cündioğlu: Tıpkı bir kadın gibi
|
|
Geçen hafta bu köşede yayımladığım "Kadınlar(dan) âşık olur mu?" yazısına çok
farklı ve çok ilginç tepkiler aldım.
Mezkur yazıda —biraz da lâtife kabilinden— aktardığım "sorunlu varlık-sorumlu
varlık" ayrımı bazılarını eğlendirmiş, bazılarını da kızdırmış anlaşılan. Çünkü
bu lâtife'yi gereğinden fazla ciddiye alan kimi kadın okurlar, "asıl sorunlu
olan, erkekler!" diye sitem ederek, nedense bu ayrıma, maksadıyla uyuşmayan bir
anlam yüklemeye çalışmışlar.
|
Dücane Cündioğlu: Kadınlar(dan) 'âşık' olur mu?
|
|
Keza, kadınlardan âşık (fail) olmaz, maşuk (meful) olur. Kadın âşık olsaydı,
bıyığı çıkardı. Çünkü aşk'tan pay alan aktif tarafa 'âşık', pasif tarafa 'mâşuk'
denir. Kadına 'âşık' sıfatının verilmesi, kadına yapılmış ve yapılacak en büyük
hakarettir. Ne garip değil mi, cahiller sevilen'in seven'den daha yüce olduğunu
unutuyorlar.”
* * *
|
Dücane Cündioğlu: Korku'nun ecele faydası vardır!
|
|
Psikoloji'nin, hatta Psikiyatri'nin birçok terimi bugün umumiyetle İngilizce
olarak kullanılıyor; Felsefe'ninse Almanca. Türkçeciler sözcüklere karşılık
buluyorlar ama ne yazık ki bu sözcüklerden hareketle olgunun kavramına
ulaşılmasına yardımcı olmuyorlar, olamıyorlar.
Sözgelimi 'Angst' (anksiyete) terimi 'korku' veya 'kaygı' diye Türkçe'ye
çevriliyor. Oysa 'Angst', eng'den gelir. 'Eng' ise 'dar' demektir. (Dilerseniz,
hemen bir lâtife yapalım ve bir zamanlar üzerinde güneş batmayan “Eng-land”ın,
gerçekte 'dar-ülke' veya “dar-topraklar” (ada) anlamına gelebileceği tahmininde
bulunalım.)
|
|  |
Reklam
|
|
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|