Bir düşünürün veya sanatçının önce eser(ler)iyle karşılaşırız. Önce eseri
görürüz, evvelâ telifi okuruz, yani 'eser'den müessire, 'müellef'ten müellife
doğru gideriz. Dolayısıyla bir düşünürü veya sanatçıyı anlamak için de hiç
kuşkusuz önce o düşünür veya sanatçının eserlerine (âsar-ı güzîdesine) nüfuz
etmeyi, hatta –mümkünse– vâkıf olmayı isteriz.
Bu yolu tercih edenler, bibliyografya'yı (terceme-i âsar'ı) biyografi'ye (terceme-i
hâl'e) önceleyenlerdir. Ne yazmış? Nasıl yazmış? Niçin yazmış? Neyi amaçlamış?
Amacını nasıl ifade etmiş? vs.