 |
Karakutu
|
|
Site içi Arama
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 24 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
54 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
|
|
İskender Pala: Halk resmi
|
|
Onlara resim gözüyle bakmayız nedense. Güzel sanatlar fakültelerinin ders
konuları arasına da girmezler genellikle. Kimi kahve duvarlarında solmuş,
sararmış, tozlanmıştır; kimi taşbaskısı bir kitabın sayfaları arasında.
|
İskender Pala: Nerdesin ey şiir?
|
|
Doğu geleneğidir, hükümdarlar başta olmak üzere vezirler, şeyhülislamlar,
paşalar vb. devlet erkanı çoklukla şair olurlardı. Çünkü o vakitlerin eğitim
süreci şiirle yoğrulurdu.
|
İskender Pala: Söz ola...
|
|
Sözün ayağa düşmediği zamanlarda, hani Yunus'un "Söz ola kese savaşı/Söz ola
kestire başı" buyurduğu o çağlarda, bilhassa politik konular ve devletlerarası
meselelerin halledilmesinde savaşlar, mücadeleler, antlaşmalar, yazılar,
belgeler kadar söze de itibar olunur, konuşma üslubu ve imalarına hayli önem
verilirdi.
|
İskender Pala: Yusuf ile Züleyha; Zeynep ile Kamil
|
|
Arapkir'de, 1808 yılında doğduğunda, adını Yusuf koyan annesi yahut babası,
kaderinin de Hz. Yusuf'a benzeyeceğini bilemezlerdi elbette. Küçük yaşında yetim
kalması işin başlangıcı oldu.
Amcası Bozok sancak mutasarrıfı Osman Paşa onu yanına alıp öğrenim ve eğitimiyle
ilgilendi.
|
İskender Pala: Şairin yalnızlığı
|
|
Şiirin ve şairlerin en önemli konularından biri yalnızlıktır. Hani
gariplik, garip kalma, garip düşme mânâsına olan yalnızlık. Şiire de yakışan bir
konudur ayrıca. Hele şair lirizme ve duygusallığa önem veriyor, edindiği
yalnızlık tecrübelerini ilhamlarıyla birleştirerek zenginleştiriyorsa...
Yalnızlık çaresizlikle birleştiğinde asıl trajedi mısraları doğar ki artık
oturup ağlayasınız gelir.
Divan şiirinde yalnızlık bir ayrılığın, bir terk edilmişliğin, felekten
kaynaklanan bir zulmün sonucu olarak dillendirilir ve çoğunlukla şair bu kaderi
yaşamak zorundadır.
Sevgilinin ayrılığını, firkatini, hicranını, hasretini
çekmek değildir bu, bizatihi sevilenlerin tamamının, elbirliği edip şairi yalnız
bırakması, danışıklı dövüş gibi ondan yüz çevirmesidir. Üstelik bunun sebebi
şairin terk edilecek durumlara yahut ayıplanacak hallere düşmesi değil, tamamen
dostların vefasızlığıdır.
İşte Fatih çağının ünlü şairi Necatî Bey’in feryadı:
“Beni ağlan beni kim üstüme gelmez ölicek / Bir avuç toprağ atar bâd-ı
sabâdan gayrı” Aşağı yukarı şöyle demek: “İnsanlar! Bana ağlayın bana ki öldüğüm
vakit üstüme bir avuç toprak atmaya saba yelinden gayrı kimsecikler gelmez.”
|
54 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
|
|
|  |
Reklam
|
|
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|