Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 120 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



54 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]

İskender Pala:  Dünyaya sırtını dön(ebil)mek
 

Kul Nesîmî’nin yüzyılları eskiten bir dörtlüğü vardır. Şöyle der:


Ben Melâmet hırkasını

Kendim geydim eğnime

Âr u namus şişesini

Taşa çaldım kime ne

Bu dizelerde iki konu dikkat çekicidir. İlki, Melamî hırkasını herkesin kendinin giydiği, ikincisi de ar ve namusun bir sırça denli nazik ve hassas olduğudur.

Melamet kelimesi “kınama, ayıplama, kötüleme, azarlama, kara çalma” gibi anlamlara gelen ve kınanmayı amaç edinen, insanların kınamasına hedef olmak için kasıtlı tavırlar geliştiren sufilerin yolunu işaret eden bir kelime. Her ne kadar Melamiliğin diğer mistik anlayışlar gibi bir tasavvuf yolu olmadığını iddia edenler varsa da (msl. ileri gelen Melamilerden Abdülaziz Mecdi) Melamilik tarih boyunca hemen bütün tasavvuf dünyasını etkilemiş, Kalenderîlik, Haydarîlik, Mevlevîlik, Bektaşîlik, Hamzavîlik gibi tarikatların öğretileri arasında önemli bir yer tutmuştur.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Divan Edebiyatı

İskender Pala:  Ref’-i Taayyün’den atom çekirdeğine
 

Şair Neşatî’nin o ünlü gazelinde yine pek ünlü bir beyti vardır, der ki:


“Ettik o kadar ref’-i

taayyün ki Neşatî

Âyîne-i pür-tâb-ı

mücellâda nihânız”

Şöyle demeye gelir:


"A Neşatî! Varlığımızı o denli yok ettik ki artık üzerinde hiçbir toz bulunmayan parlak ve cilalı aynalarda bile görünmez olduk."

Mutasavvıf bir şairin, kendisinde maddeden eser kalmadığını ifade edişinin en rafine biçimi diyebileceğimiz bu beyit dolayısıyla tasavvufun varlık-yokluk, madde-mânâ, cevher-araz gibi temel kavramlarına kapı aralayan izahlar yapmak mümkündür. Ancak biz onun yerine bu vetireyi tersine çevirecek ve dervişin kendisini yok edişine uzanan mecaz dünyasında (İlahî aşk yolu) yaratılış ve hakikat eserine (masiva) uzanacağız.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Divan Edebiyatı

İskender Pala:  Sözün özü
 

Söz üzerine söylemler içeren aşağıdaki beyitler Şeyh Galib'indir. Bugünün anlayışı ile karşılaştırılabilsin diye, içine fazla yorum katmadan, yalnızca söze dikkat çekerek veriyoruz:


Kalb kim Îsi-i aşkı bula gerdûn gibidir

Akl-ı hod-râ hum-ı hikmetde Felâtûn gibidir

“Aşk İsa'sını bulan kalp, dünyayı elde etmiş gibidir (veya dünya gibi aşk ile dönüp durmaya başlar). Kendini beğenmiş akıl ise felsefe küpüne sıkışıp kalmış Eflatun'a benzer.”

Galib, bu beyitte Hz. İsa'nın, bir mucize eseri olarak nefesiyle ölüleri dirilttiğini, çamurdan yapılmış kuşlara can verdiğini hatırlayarak, sözü de Hz. İsa'ya benzetmekte ve iyi bir sözün can bağışlayıcı özelliği olduğunu vurgulamaktadır. Nitekim Divan şiirinde sevgilinin dudağından çıkacak bir çift söz de âşıkların ölü gönüllerini diriltir, cana can katar, onlara hayat bağışlar.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Divan Edebiyatı

İskender Pala:  Samimi hayat
 

Yakın zamana kadar, bizim eski edebiyatımız için, yazık ki "hayattan kopuktur" denirdi. Mamafih bu edebiyatın mücerred konularına ve insan ruhuyla örtüşen samimiyetine bakınca, sultana karşı gelmiş bir yeniçerinin isyan hislerini, yahut rüşvet alan bir devlet görevlisinin tepelenmesi gerektiğini aramak belki ondan çok şey istemektir.


Edebiyat eseri, samimiliği ölçüsünde hayatı anlatır; bu doğrudur. Çünkü Allah, insanoğlunu yaratıp da hayat denilen şeyi bağışlarken ona fıtrî bir içtenlik vermiştir ki onunla hayatı anlasın, haz alsın veya hissetsin. İçtenlikten ve samimiyetten uzak her hayat sahnesi, sahte ve kayıp bir ömür parçasından gayrı nedir ki?!..

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Divan Edebiyatı

54 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
Karakutu Galeri

Karakutu Galeri


Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
13.02.08
Az gittik uz gittik, dağ tepe düz gittik
Toprak
Yuşiva ile Fumi
Yer yer değil iken su su idi
15.01.08
Kibritsiz ateş yakmak
13.01.08
Nevsâl-i Mübarek ya ki Noel-i Efrenci
30.12.07
Gelen giderken
Gelen Giden
16.12.07
Kılıcımızın yaltırığı
08.12.07
İntizar!.. İntizar!..
27.11.07
Sultan Abdülhamid'in fotoğraf merakı
22.11.07
Babillilerin sohbeti
17.11.07
Ölüm ötesi aşk
06.11.07
Gönül yarasına ok üstüne ok
04.11.07
Can illerinden gelmişem
Halk resmi
Nerdesin ey şiir?
Söz ola...
03.11.07
Yusuf ile Züleyha; Zeynep ile Kamil
11.05.06
Şairin yalnızlığı

Eski Haberler




Karakutu.tv & Galeri

Video - Nathalie Cardone - Hasta Siempre


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke