 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 147 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
25 Yazı (5 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 ] |
|
Cogito: Kaan H. Ökten :“Semen est Sanguis” Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta Kan 2.Bölüm
|
|
Hıristiyanlıkta Kan
Hıristiyanlıkta kan kavramı, dinin tam merkezinde bulunmaktadır: Mesih olan
İsa'nın infazı sırasında akan kanı, dünyayı ve insanları aklayan, onları
selamete ulaştıran bir öz olarak anlaşılmıştır. Bu öz, Hıristiyanlığın her türlü
rit ve geleneklerinde Efkaristiya ayininde ortak biçimde kutlanmakta, yeniden
yaşanmakta ve idrak edilmektedir. Ancak bu geniş konuya geçmeden önce,
Hıristiyanlığın kanla ilgili olarak Yahudi geleneğinden devralmış olduğu bazı
uygulamalara değinmekte yarar vardır.
Yahudilikten kanla ilgili devralınan gelenek içinde kanın tüketilmemesi kuralı
bulunmaktadır. “Havariler Konsili” olarak anılan ve Milat'tan sonra 48 ya da 49
yılında gerçekleştiği tahmin edilen17 Kudüs/Yeruşalim'deki ilk büyük Kilise
toplantısında, bu konuda şöyle bir karara varılmıştır: “Ancak putlara sunulup
murdar hale gelen etlerden, fuhuştan, boğularak öldürülen hayvanların etinden ve
kandan sakınmaları gerektiğini onlara yazmalıyız” (Elçilerin İşleri 15: 20).
|
Cogito: Refik Algan: Ezoterizme Genel Bir Giriş
|
|
Bu dervişlik beratın okumadı müftiler,
Onlar ne bilsin onu, bu bir gizli varaktır.
Yunus Emre
Felsefe, mantık, matematik ya da müzik gibi disiplinlerde de olduğu gibi
ezoterizm ve mistisizmin de kendine özgü kavramları ve tanımları vardır. Günlük
bilinç ile ya da sadece içinde bulunduğumuz başka bir disiplinin kavramları ile
ezoterizme yaklaşmaya çalışmak, bu konuyu bize tümüyle kapatabileceği ve büyük
yanlışlarla sonuçlanabileceği için, önce birkaç tanım ve ayrım üzerinde durmak
yerinde olur.
Ezoterik Bilgi ve Okült Bilgi
Ezoterizm konusuna girmeden önce, bugün genellikle kullanıldığı anlamıyla
belirli ve sınırlı bir grup ya da kişilere açık olduğu ve yalnız onlar
tarafından anlaşılabildiği öne sürülen bir bilgi türünü işaret eden
“ezoterik/içrek bilgi” ile doğaüstü güçler edinmeye yönelik olduğu söylenen ve
gizli tutulan ve ancak belirli kişilere açılan “okült/gizli bilgi”yi birbirinden
ayırmak gerekir.
|
Cogito: Fredric Jameson: Avrupa ve Ötekileri
|
|
Avrupa kadar geniş bir konu kuşkusuz birbirinden en kopuk düşünceleri
çağrıştıracaktır insana, ama ben söyleyeceklerimde az da olsa bir tutarlılık
bulunacağını umuyorum.
Öncelikle konuların üstünden geçeyim ve ana başlıkları
bildireyim ki, kendinizi var olmayan bir bağlantıyı kuramamış gibi hissetmeyin.
Konumuz:
1) Avrupa'nın birliği konusunda birkaç düşünce veya anı;
2) Avrupa-merkezcilik, ulusal kişilik, nominalizm ve ulusal soyutlanma konusunda
düşünceler;
3) Başkalarının tanımladığı biçimiyle Avrupa;
4) Avrupa modernliği üzerine;
5) Günümüzde Avrupa kültürü ve siyaseti.
|
Cogito: A. Sait Aykut:İbn Battûta Seyahatnamesi
|
|
İbn Battûta'ya tüm zamanların en büyük seyyahı dense yeridir. Henüz dünyanın
tamamen batıya dönüşmediği;
farklı coğrafyalarda farklı yaşam tarzlarının hüküm
sürdüğü bir dönemde, 14. yüzyılın ilk yarısında (1326-1356) Atlas Okyanusu
kıyısındaki Fas'tan Çin denizine, Tanzanya'dan Güney Sibirya'ya uzanmış; 75 bin
mil gibi dudak uçurtan bir
güzergâhı ya yürüyerek, ya binek sırtında veya
gemiyle katetmiştir.
Seyyah ünlü kitabında sevdiği yemekleri, girdiği savaşları, hoşlandığı
kadınları, saygı duyduğu ermişleri anlatmakta; antropoloji ve folklora meraklı
bir
gazeteci gibi çeşitli etnik grupların bayram, cenaze ve düğün âdetlerini
tahlil etmekte; yeri gelince de sürükleyici bir hikâye üslubuyla savaş ve firar
anılarını nakletmektedir. Devletlerarası ilişkiler tarihine katkıda bulunduğu
gibi iktisat
tarihi açısından da değerli verilerle dolu bir eserdir.
|
Cogito: AVRUPA’DA AYDINLANMA DÖNEMİ SİYASİ HAREKETLERİNİN ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMA
|
|
AVRUPA’DA AYDINLANMA DÖNEMİ
SİYASİ
HAREKETLERİNİN ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMASI SÜRECİNE ETKİSİ
“Das Recht muß nie der Politik, wohl
aber die politik jederzeit dem Recht angepaßt
werden”
(Hukuk asla politikaya değil, ancak politika her zaman hukuka uygun olmak
zorundadır.) Immanuel Kant
1. Giriş
Ortaçağ skolastik
düşüncesinin[i]
Hıristiyanlığın dinî akideleri ile birbirine karıştırılmasından sonra Avrupa'da
yeni bir yaşam tarzının oluştuğu kabul edilmektedir. Bu aşamadan sonra Ortaçağ
Avrupası'nın yaşam tarzı ve düşünsel yaklaşımı daha çok Hıristiyanlığın yaşam
biçimi şeklinde tezahür etmiştir.
Dünyanın yaratıcısı Tanrı'nın Hz. İsa'yı bir kurtarıcı olarak dünyaya gönderdiği
imajı etrafında şekillenen
kilise öğretisi zamanla "Tanrı-Şeytan"
ya da "Ahiret-Dünya" ikilemi şeklinde ileri sürülen ve tabusal bir
iradeyi savunan bir in anç biçimine dönüştürüldü. Birey, hem Tanrı'nın hem de
dünyadaki yaşamı
boyunca kendini sapık itikatlara yönelten Şeytan'ın arasında
yaşadığı ikilem karşısında çaresiz ve yalnızlığa düşürüldü. Ancak bu sistem
anlayışında insanın Yaratıcı karşısında bireysel imanından çok, dinî-siyasî
elitsel bir yapıda
bocalayan kilise otokrasisinin içinde kendine yer
bulabilmesı adeta imkansızdı
|
25 Yazı (5 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 ] |
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|