 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 138 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
25 Yazı (5 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 ]
|
|
Cogito: Cengiz Çağla: Renan, Irk ve Millet
|
|
1789 yılının ocak ayında Paris’te rahip Emmanuel Joseph Sieyès “Üçüncü Tabaka
Nedir?” başlıklı bir kitapçık yayımlar.
Kısa sürede büyük ilgi gören bu yapıt,
Fransız devriminin ideolojik yapısını çözümlemek açısından özel bir önem
taşımaktadır. İlkbahardan itibaren Versailles’ta toplanmaya başlayan ve üçüncü
tabakanın1 egemenliğinde olan Etats Généraux (Genel Tabakalar Meclisi), Haziran
ayında kendini Ulusal Meclis ilan edecek ve genel çerçevesini birkaç ay önce
Sieyès’in çizdiği programı uygulamaya koyacaktı. Sieyès, bu ünlü yapıtında şöyle
yazmıştı:
“...üçüncü tabaka nedir? Her şey, fakat kösteklenen ve ezilen bir şey.
Ayrıcalıklı sınıf olmasaydı, üçüncü sınıf ne olurdu? Her şey, fakat özgür ve
hayat dolu her şey.”2
Daha sonra üçüncü tabakanın tek başına milleti
oluşturduğunu söyleyen Sieyès milletin tanımını da yapar: “ortak bir yasa
altında yaşayan ve aynı yasa koyucu tarafından temsil edilen bir ortaklar
topluluğu.”3
|
Cogito: Sigmund Freud: 1930 Goethe Ödülü Dolayısıyla Frankfurt Goethe Evi’nde Konuşma
|
|
Hayatımda gerçekleştirdiğim bütün çalışmalar tek bir amaca yönelmiştir.
Sağlıklı insanların ve hastaların ruhsal durumlarında meydana gelen en küçük
rahatsızlıklarını gözlemledim ve bu belirtilerden hareketle bu ruhsal etkenlerin
hizmetindeki aygıtın yapısını ve bu yapı içinde birlikte ya da birbirlerine
karşıt biçimde etkin olan güçleri ortaya çıkarmak –ya da anlamak– istedim.
Benim, dostlarımın ve meslektaşlarımın bu yolla öğrenebildiğimiz şeyler aynı
doğal olgunun parçaları olan normal ve patalojik süreçleri anlatan bir ruh
biliminin inşası için anlamlı gözüktü.
Benim için beklenmedik olan bu ödülle beni bu alanın dışına çağırıyorsunuz. Bu
evde doğan, çocukluğu bu yörede geçen dünya çapında büyük bir insanın yüzünü
hatırlıyorum ve bu yüz, onun karşısında düşüncelerimi savunmam için destekliyor
beni. Şu soru ortaya çıkıyor: Bilimin tüm yeniliklerine dikkatli bakışı
psikanalize de çevrilmiş olsaydı nasıl davranırdı bu büyük insan?
|
Cogito: Talat Parman: Bugün Psikanalizi Tartışmak
|
|
Neden hâlâ psikanaliz?
Ortaya çıkışının üzerinden yüzyıldan fazla bir süre geçmişken, insan
bilimlerinin bir parçası olmak savındaki psikanalizin neler getirdiğini
tartışmak sürekli gündemde olan bir konudur. Bu tartışmayı psikanalizin geçersiz
olduğu, artık modası geçtiği, Freud’dan beri köprülerin altından çok sular
aktığı şeklinde sürdürenler sıklıkla ortaya çıkmaktadır. Haftalık haber
dergilerinin yılda bir kez “psikanaliz bitti”, “Freud yanıldı” ve benzeri kapak
konularıyla çıkması batı ülkelerinde basın gelenekleri arasına girmiştir.
|
Cogito: Meltem Kütahneci: Kültürde Bakış
|
|
I. Giriş:
Kültür1, Freud’dan Lacan’a Kültür sınırsız hazzın dışlanması
üzerinde temellenir: Bu Freud’un Totem ve Tabu ve Uygarlığın Huzursuzluğu’nda
savunduğu tezdir. Bu ilk metinde Freud, toplum bağlarını kurmak ve oradan,
topluluk içinde yaşamak için, insanın dürtülerinin mutlak bir doyumunun
yasaklanmasının zorunluluğu üzerine konuşur.
Totemik yasaların inşası bu yasaklamayı sağlamlaştırmak içindir.
|
Cogito: Jean-Paul Roux: Kutsal Dağlar Efsanevi Dağlar
|
|
“O yüksekliklere çıkanların [...], hep orada kalmak istemesi, şaşırtmasın seni.”
Platon, Devlet, VII
İnsanoğlunun kafasını kurcalayan şeyler arasında önemli bir yeri olmuştur dağın.
Birçok din sisteminin merkezinde değil midir? Çağrıştırdığı imgeler her bireyin
bilinçaltına işlemiştir. Ama bütün canlıların damarlarında akan ve her birimizde
benzeri heyecanlar yaratan kanın tersine, halkların çoğunun tanıyıp önünde
saygıyla eğildiği kralın tersine, dağ bütün uygarlıkların dikkatini aynı ölçüde
çekmemiştir.
Kimileri, İsrail, Yunanistan, Çin, Japonya, Kamboçya ve
Endonezya’da olduğu gibi, öncelikli bir yer vermiştir ona. Kimilerindeyse, Eski
Mısır’da, Almanlar ya da Slavlarda olduğu gibi, daha geri plandadır...
|
25 Yazı (5 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 ]
|
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|