Edebiyatın, toplumsal ya da siyasal işlevi, anlamını yitiriyor mu? Terry
Eagleton, The Guardian'a yazdığı bir makalede, İngiltere bağlamında bu meseleyi
tartışıyor.
Eagleton'un yazısının alt başlığı, konuyu bütün açıklığı ile ortaya koyuyor:
'İngiltere'nin, siyasal açıdan angaje olmuş yazarlardan oluşan uzun ve zengin
geleneği, sona ermiş görünüyor.' Son iki yüzyıldan bu yana İngiltere'de, ilk
defa, Batı'nın yaşama biçimini sorgulayan önemli bir şair, oyun yazarı ya da
romancı çıkmadığını belirtiyor Eagleton. Belki bir istisna, Harold Pinter, ona
göre. Ama o da, bir 'şampanya sosyalisti' ve açıktan açığa siyasal bir tavır
aldığı kitapları da, sanatsal açıdan beş para etmez görünüyor.