 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 81 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
|
|
Hilmi Yavuz: Osmanlı sentaksı ve 'Pseudo-Aydın'lar
|
|
'Emine' Sevgi Özdamar, 'Ece Ayhan'lı Anılar, 1974 Zürih Günlüğü'nde Ece
Ayhan'ın, 'Nazım Hikmet'in sentaksının Osmanlı kültüründe kaldığını, Cumhuriyet
şiiri sentaksının ise henüz bulunamadı[ğını]' söylediğini kaydediyor.
İyi de, 'Osmanlı sentaksı' nedir, nasıl bir sentakstır? Bir siyasal hakimiyet
biçiminden (Osmanlılık: Monarşi), bir başka siyasal hakimiyet biçimine
(Cumhuriyet) geçişle, sentaksın dönüşmesini mümkün kılan nedenler nelerdir?
'Cumhuriyet sentaksı' nasıl olmalıdır? 'Osmanlı sentaksı', örneklerle
gösterilebilmiş midir?
|
Hilmi Yavuz: Terör ve Felsefe (2)
|
|
Sartre'ın, 'terör'ü felsefi bir problem olarak irdelediği kitabı 'Diyalektik
Aklın Eleştirisi'nde ('Critique de la Raison Dialectique'), 'terör', bir andiçme
ya da yeminle bir araya gelmiş bir grup ('group en fusion') aracılığıyla
gerçekleşir: 'Bu and içmiş grubun temel statüsü, Terör'dür,' diye yazar Sartre.
|
Hilmi Yavuz: Terör ve Felsefe (1)
|
|
'Terör' meselesi, daha çok Camus gibi Varoluşcu (Egzistansiyalist) filozofların
zihnini meşgul etmiş görünüyor. Albert Camus kadar değilse bile, 'Terör'
üzerinde önemle duran bir başka filozof, Merleau-Ponty'dir. Merleau-Ponty,
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Komünizme yakınlık duyan filozofların başında
gelir. 'Hümanizm ve Terör' ('Humanisme et Terreur') adlı kitabında Merleau-Ponty,
Stalin'in gazabına uğrayanlara uyguladığı korkunç zorbalıklar (buna Camus'yü
izleyerek 'Devlet Terörü' demek gerekir) 'Adaletin yerini bulması' diye
nitelendirmesi, fevkalade manidardır. Manidar, çünkü Merleau-Ponty 'Devlet
Terörü'nü meşru gösteriyor!
|
Hilmi Yavuz: 'Yalan' üzerine bir deneme
|
|
'Yalan'. Etik alanla ilişkili olsa da, felsefe, tipik bir örnekle onu, bir
mantıksal bağlamda öne çıkarır: Giritli Epimenides'in 'Bütün Giritliler
yalancıdır' önermesi, bir Giritli (Epimenides) tarafından dilegetirildiğinde,
'eğer yalan söylüyorsa doğru söylüyordur'; ya da, 'eğer doğru söylüyorsa yalan
söylüyordur' gibi içermeleri olan bir paradoksu imler.
Bu paradoksun bir benzeri, Fuzuli'nin o ünlü 'Aldanma ki şair sözü elbette
yalandır' dizesidir. Bu dize de, bir şair tarafından söylendiğinde yalan mı
yoksa doğru mu söylediği konusunda paradoksal bir konumdadır. Nietzsche, bu
paradoksu şöyle dilegetirir: 'Ancak bilinçli ve istençli olarak yalan
söyleyebilenler -ki bunlar, sadece şairlerdir- doğruyu söyleyebilir.'
|
Hilmi Yavuz: Ateizm meselesi
|
|
Oxford Üniversitesi'nin anlı şanlı profesörlerinden birinin, Richard
Dawkins'in bir söyleşisini okudum. Söyleşiyi 'Hürriyet' gazetesinden Ezgi
Başaran yapmış. Prof. Dawkins'in bu yakınlarda yayımlanan 'Tanrı Yanılgısı' adlı
kitabı üzerine yapılan söyleşinin başlığı: 'Ateistler, Saklandığınız Yerlerden
Çıkın!' Bununla, ateistleri birleştirmeye yönelik olarak başlattığı bir
kampanyayı kastediyor.
|
51 Yazı (11 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 ]
|
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|