 |
Karakutu
|
|
Site içi Arama
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 177 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Karakutu Forum Son Başlıklar
|
|
Üyelerimiz
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
6 Yazı (2 Sayfa, 5 yazı/sayfa) [ 1 | 2 ]
|
|
Albert Camus: Albert Camus: Veba
|
|
Birbirlerine sıkı sıkı sarılmış insanlar, dünyada geri kalan her şeye gözlerini
yummuş, görünüşte vebayı alt etmiş, tüm sefaleti ve aynı trenle gelip
karşılarında kimseyi bulamamış herkesi unutmuş olarak evlerine döndüler; peronda
yalnız kalanlarsa eve dönünce uzun sürmüş suskunlukların yüreklerine saldığı
korkuyu doğrulayan bir şey bulmaya hazırlanıyorlardı. Artık taptaze bir acıdan
başka kendilerine eşlik eden hiç kimseleri olmayan bu insanlar için, o anda
artık yaşamayan bir varlığın anısına sarılanlar için her şey farklıydı ve
ayrılık duygusu doruk noktasına ulaşmıştı. Onlar için, şimdi ortak bir çukura
atılmış ya da bir kül yığınında eriyip gitmiş o varlığa ilişkin tüm neşeyi
yitiren anneler, eşler, sevgililer için veba hâlâ vardı.
|
Albert Camus: BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR / 1
|
|
BİRİNCİ MEKTUP
Bana şöyle diyordunuz: «Yurdumun büyüklüğüne paha biçilmez. Onu büyük yapan
hiçbir şeyin anlamı olmayan bir dünyada biz genç Almanlar gibi, uluslarının
gücünde bir anlam bulanlar her şeyi ona feda etmelidirler.»
O zamanlar sizi severdim, ama sizinle ayrılığım daha o zamandan başlamıştı bile.
Size: «Olamaz, diyordum, insanın güttüğü amaca her şeyi feda etmesi gerektiğine
inanmam. Kimi yollar vardır ki bağışlanamaz onlara başvurmak. Adaleti seve seve
yurdumu da sevmek isterim. Yurdum için herhangi bir büyüklüğü, hele kana ve
yalana dayanan bir büyüklüğü istemem. Adaleti yaşatarak yurdumu yaşatmak
isterim.» Bana: «Öyleyse, siz yurdunuzu sevmiyorsunuz» diye karşılık
vermiştiniz.
|
Albert Camus: BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR / 2
|
|
İKİNCİ MEKTUP
Daha önce yazdım size ve kesin olarak konuştum, Beş yıllık bir ayrılıktan sonra,
niçin daha güçlü olduğumuzu söyledim. Haklı olup olmadığımızı aramak için
dolambaçlı bir yola saptık, hak kaygısı bizi geciktirdi, sevdiğimiz her şeyi
uzlaştırmak çılgınlığına düştük, dedim. Ama bunlar üzerine yeniden dönmeğe
değer. Daha önce de söyledim size, biz bu dolambaçlı yolu pahalıya ödedik.
Haksızlığa düşmektense, kargaşalığa düşmeyi göze aldık. Ama işte, bizim bugünkü
gücümüz bu dolambaçlı yoldan geliyor, utkuya da onunla ulaşmak üzereyiz.
|
Albert Camus: BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR / 3
|
|
ÜÇÜNCÜ MEKTUP
Buraya kadar size yurdumdan söz ettim. önce benim dil değiştirdiğimi sanmış
olabilirsiniz. Gerçekte hiç de öyle değil. Şu var ki sözcüklere aynı anlamı
vermiyoruz, aynı dili konuşamıyoruz artık sizinle.
Sözcükler her zaman yarattıkları eylemlerin ya da özverinin rengini alırlar.
Örneğin, yurt sözü sizde, benim her zaman yadırgayacak olduğum kanlı ve karanlık
yankılarla yüklüdür. Oysa biz, aynı sözcüğe aklın alevini koyduk. Bu anlam
içinde cesaret daha güçtür ama, hiç değilse insan bütün insanlığını bulur
onda.
|
Albert Camus: BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR / 4
|
|
DÖRDÜNCÜ MEKTUP
İnsan yok olurmuş. Olabilir.
Ama dayanarak yok olalım.
Yazgımız hiçlikse bile, bunu
kendimiz hak etmiş olmayalım.
Oberman
|
6 Yazı (2 Sayfa, 5 yazı/sayfa) [ 1 | 2 ]
|
|
|  |
Reklam
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|