 |
Karakutu
|
|
Site içi Arama
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 157 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Karakutu Forum Son Başlıklar
|
|
Üyelerimiz
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
6 Yazı (2 Sayfa, 5 yazı/sayfa) [ 1 | 2 ]
|
|
Jorge Luis Borges: ZÂHİR
|
|
Wally Zenner'e
Zâhir, Buenos Aires'te yirmi centavo değerinde çok
rastlanan bir paradır. Bir yüzünde N T harfleri ve 2 sayısı jiletle ya da
çakıyla kazınmış gibidir; öbür yüzündeki tarihse 1929'dur. (Güzerat'ta, 18.
yüzyılın sonuna doğru, Zâhir bir kaplandı; Cava'da, İnananların taşladığı,
Surakarta Camii'nden gelme kör bir adamdı; İran'da, Nadir Şah'ın denizin dibine
attırdığı, yıldızların yüksekliğini saptamaya yarayan bir gökbilim âleti, bir
"usturlap"tı; 1892 sıralarında Mehdi'nin zindanlarında, Rudolf Karl von
Slatin'in eliyle dokunduğu, bir sarığın katları arasına gizlenmiş küçük bir
pusulaydı; Zotenberg'e göre Kurtuba Camii'nde on iki bin sütundan birinin
mermerindeki bir damardı; Tetwin gettosunda bir kuyunun dibiydi.)
Bugün kasımın on üçü; Zâhir haziranda şafak vakti elime geçti. Ben artık bu
anlatıdaki 'ben' değilim; ama olanları hatırlamam, hatta belki anlatmam bile
hâlâ mümkün. Ne kadar bölük pörçük de olsa, hâlâ Borges'im.
|
Jorge Luis Borges: Angelica'nın Anısına
|
|
Kaç mümkün hayat kaybolup gitti
bu alçakgönüllü, küçük ölümde,
kaç mümkün hayat, nasibin belleğe
ya da unutuşa bahşedeceği!
Ben ölünce bir geçmiş ölecektir;
bu goncayla ölen bir gelecekti
duygusuz suda. beyaz ve yepyeni,
yıldızlarca yerle bir edilmiştir.
|
Jorge Luis Borges: instants
|
|
If I could live again my life,
In the next - I'll try,
- to make more mistakes,
I won't try to be so perfect,
I'll be more relaxed,
I'll be more full - than I am now,
In fact, I'll take fewer things seriously,
I'll be less hygenic,
|
Jorge Luis Borges: Kum Kitabı
|
|
Çizgi sonsuz sayıda noktadan oluşur; düzlem sonsuz
sayıda çizgiden; oylum sonsuz sayıda düzlemden; yüksek
oylum ise sonsuz
sayıda oylumdan… Kesinlikle hayır,
bu, more geometrico değil, öykümü anlatmaya en iyi
başlama yolu. Bugünlerde, her uydurma öykünün gerçek
olduğunu öne sürmek adet oldu; benimki ama,
gerçek.
Belgrano Sokağı'ndaki bir apartmanın dördüncü katında yalnız yaşıyorum. Birkaç ay önce bir akşam üstü,
kapıma vurulduğunu dudum. Açtım, bir yabancı duruyordu
eşikte. Uzun boylu bir adamdı, hatları
belirsizdi.
Belki de miyopluğumdan ötürü öyle gördüm. Gri takım
elbisesi ve elinde de gri bir çanta vardı. Görünümü
dürüst bir yoksulluğu anımsatıyordu. Hemen yabancı
olduğunu fark ettim. İlk bakışta yaşlı biri
sanmıştım,
sonradan seyrek, sarı saçlarının beni yanılttığını
anladım, Kuzeyliler' inki gibi beyaza çalan bir
sarıydı. Bir saatten uzun sürmeyen konuşmamız
sırasında Orkneyli olduğunu öğrendim.
|
Jorge Luis Borges: Bir İlahiyatçı'nın Ölümü
|
|
Melekler anlattı: Melancthon öldüğünde, bu dünyada yaşadığı eve, benzediğini
sanacağı bir eve kavuşturulmuş. (Bu,
sonsuzluğa yeni göçenlerin oraya ilk
varışlarında çoğunun başına gelir; bu yüzden, öldüklerinin farkına
varmazlar, kendilerini hâlâ yeryüzünde
sanırlar.)
Odasındaki her şey daha öncekilerin aynıymış; yemek
masası; çekmeceli yazı
masası, raflar dolusu kitapları: Melancthon,
yeni mekânın da uyanır uyanmaz, masasının başına oturmuş; -her zaman olduğu
gibi- hayırseverlikten hiç söz etmeksizin, inanç
yoluyla günahlardan
arınma üzerine yapıtını yazmayı sürdürmüş günlerce.
|
6 Yazı (2 Sayfa, 5 yazı/sayfa) [ 1 | 2 ]
|
|
|  |
Reklam
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|