"Geldof, bu kez bağış toplamak yerine en zengin 8 ülkenin liderini uyarmayı
hedeflemişti.
Bu seferki konserin en etkili silahı Pink Floyd olacaktı.
Lakin müzik tarihinin efsane grubu 20 yıl önce, hem de mahkemelik olarak
dağılmıştı. Değil konser vermek, birbirlerini görmüyorlardı bile...
Geldof, önce 20 yıl önce grubu terk eden Roger Waters'la görüştü. Onu ikna etti.
Sonra durumu, grubu yaşatan David Gilmour'a açıkladı. Gilmour, grubun davulcusu
Nick Mason ve klavyecisi Richard Wright'la konuştu. Ardından kavgalı iki dost,
doğrudan görüştüler. Ve 2 Temmuz gecesi 20 yıllık ayrılık 20 dakikalık bir
konserle bitti.
Adını, grubun beyni Syd Barrett'in, "Pink" ve "Floyd" isimli iki
kedisinden alan grup, unutulmaz albümleri "The Wall"dan çalarak "Orada
kimse var mı?" diye sorunca dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Floydçu
yerinden doğrulup şarkıya katıldı:
"Duyuyorum, kendini kötü hissettiğini
yatıştırabilirim acını
ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim yeniden..."
Floyd dünyaya, dünya da Floyd'a söylüyordu sanki...
Bir nebze yatıştı acılar..."