 |
Karakutu
|
|
Site içi Arama
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 154 Üye Adayı ve 16 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Karakutu Forum Son Başlıklar
|
|
Üyelerimiz
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Can Dündar: Ses
|
|
Siz hiç sessiz kaldınız mı?
Kalan birinden bahsedeceğim bugün:
Enver Karagöz, Artvin'de öğretmendi.
TÖB-DER'liydi.
Eşiyle birlikte eğitimci olarak çalışmış, bütün ilerici eylemlerde ön safta yer
almıştı.
Sesi gürdü, edebiyata sevdalıydı.
Mitinglerde ilk o söz alır, heyecanla şiirler okur, kitleleri dalgalandırırdı.
12 Eylül'de 650 bin
kişiyle birlikte o da- eşiyle birlikte gözaltına alındı.
Gözetim yerine dönüştürülen Öğretmen Okulu'na götürüldü.
Orada ağır işkenceden geçirildi.
Kendinden geçip bayıldı.
Sonra ansızın boğazında büyük bir acıyla
uyandı.
İşkencecileri, kaşığın sapıyla ağzını aralamış ve boğazından aşağı kaynar su
boşaltmıştı.
Artık sesi yoktu.
|
Can Dündar: Bay Provokatör
|
|
Birkaç olayda görür gibi oldum "Bay Provokatör"ü...
Olaydan sonra saldırganını polise anlatıp robot resmini çizdiren bir mağdur
gibi, hatırladığım özelliklerini anlatıp tarif etmeye çalışacağım.
* * *
5 yıl önce "O gün" diye bir belgesel serisi hazırladık.
Tarihe damga vuran önemli günlerin 24 saatlik öyküsünü
anlattık.
10 bölümlük dizide 3 facia günü vardı:
Sivas Katliamı... Tan Baskını... ve 6-7 Eylül...
Bu 3 günü, saat saat tanıklarına anlattırdık.
Ve hayretle fark ettik ki, sırasıyla 1993'te, 1945'te ve 1955'te yaşanmış bu
baskınların ortak paydaları var:
"Bay Provokatör", hep kritik dönemde girmiş devreye...
Hep aynı yöntemleri, aynı araçları, hatta bazen aynı insanları kullanmış.
|
Can Dündar: İyiyiz iyi!
|
|
Simdi mesela Diyanet İşleri Başkanı çıkıp dese ki; "Ben vaaz turlarına
başlıyorum. Gelip dinleyenler cennete gidecek".
Ne
olur?
Türkiye kahkahaya boğulur değil mi?
Meraklılar gidip makaraya alır belki...
Şeyhine kulluk eden fanatik cahiller dışında böyle bir "promosyon kampanyası"na
kulak asan çıkar mı?
Ama bakın yeni Papa 16.
Benediktus, memleketi Almanya'da kendisini dinlemeye
geleceklerin "Bütün günahlarının bağışlanacağını" duyurdu; kimse "Hadi canım"
demedi. Tersine, yarın Papa'nın ayinine 1 milyon kişinin katılması bekleniyor.
Bu tablo
karşısında "Biz de dinin hayattaki yerini tartışıp duruyoruz ama çok
şükür nicedir daha akılcı bir çizgideyiz" diye düşünmüyor musunuz?
|
Can Dündar: Ayın karanlık yüzü
|
|
G-8 konserinde Pink Floyd’u dinleyince yine “Ayın Karanlık Yüzü”ne gitti
aklım…
Benim kuşağım için bütün zamanların en unutulmaz albümüydü.
Kapağından üçgen ışık prizmasına soldan bir huzme girer ve prizmada kırılarak
rengârenk dağılırdı.
O zamana dek, Beatles
tipi 3'er dakikalık kısa parçalara alışkındık. Böyle,
birbirine zincirlenerek uzayıp giden temalar, etkileyici ses efektleri yeniydi.
Plaktan yankılanan müzik, insanı soyut bir boşluğa çeken girdap gibiydi.
Pink Floyd'un "Dark
Side of the Moon'u, 1973'te piyasaya çıkmış, 30 milyondan
fazla satmış ve 14 yıl müzik listelerinin zirvesinde kalarak bir rekora imza
atmıştı.
Ödevden "başımızın çatladığı" uzun gecelerde gözlerimizi semaya çevirip henüz
bir hayalden ibaret olan sevdalımızın siluetini arardık, "ayın karanlık
yüzü"nde...
|
Can Dündar: Kaç ölü lazım?
|
|
Manşete çıkmak için kaç ölü lazım? Kaç kişiyle birlikte ölürseniz dünya
kamuoyunun duyması gereken bir haber haline
gelebilirsiniz?
20 mi, 50 mi, 150 mi?
Yoksa kaç kişinin öldüğünden çok, kimin öldüğü mü önemli?
Ya da nerede öldüğü?..
***
Bu hafta başı, Irak'ta 117 kişi öldü.
Tek bir günde,
intihar saldırılarının en büyüğünde -yazı ile- tam "yüz on yedi"
kişi paramparça oldu. Çoğu camiye namaza giden masum sivillerdi. Haber, çoğu
gazetede birinci sayfaya bile girmedi.
Önceki gün Londra'daki patlamalarda bir kişi
yaralandı. Televizyonlar derhal
canlı yayına geçti. Haber, dünkü gazetelerin manşetindeydi.
Burada bir çifte standart yok mu sizce?..
|
|  |
Reklam
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|