"Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi.
Arapların dinini kabul ettikten sonra bu din Arapların (..) Türklerle birleşip
bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis Türk milletinin milli
rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. (..)
"Türk milleti birçok asırlar, (..) bir kelimesinin manasını bilmediği halde
Kur'an'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndü. (..)
"Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlerini,
benliğini unutturacak, Allah'la mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk
beşiğinde uyuttular. (..)
"... din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin
vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, Türk düşmanları olan Arap çöllerine
gitti. (..) Artık Türk, cenneti değil, (..) son Türk ellerinin müdafaa ve
muhafazasını düşünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milletinde bıraktığı
hatıra..."