Yıllar önceydi. Ahmet Kaya bir gün stüdyosuna davet etti.
“Gel sana son albümümü dinleteyim” dedi.
Girdi camlı bölmeye, kulaklığını taktı. Acı çeker gibi inleyen bir gitar sesinin
üzerine haykırmaya başladı:
“Yılan bana/ çiyan bana/ h’stir çeker yılan bana/
Lan gardaş bu nasıl yara/ kanar her yerimden....”
Sözler, şair Enver Gökçe’nindi. Ama Kaya için yazılmış gibiydi:
“Sövülmüşüm, dövülmüşüm, kovulmuşum ben/
H’stir çekilmişim yani/ kendi öz yurdumdan çeker giderim”.