 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 70 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
45 Yazı (9 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 ] |
|
Röportaj: Özen Yula: “Gerçekten büyülü, tuhaf ve acayip bir dünyada yaşıyoruz”
|
|
Öykü, anlatı, roman ve özellikle birbiri üstüne yazdığı oyunlarla son dönem Türk
tiyatrosunun öne çıkan ismi Özen Yula, Öbür Dünya Bilgisi, Kayıpkent Üçlemesi,
Buğuevi ve Arızalı Kalpler’den sonra on dört öyküden oluşan son kitabı Tanrı
Kimseyi Duymuyor ile öyküyle arasındaki bağların ne kadar güçlü olduğunu
gösterdi.
Sesini bulmuş bir yazarın, sessizce akıp gittiği söylenen hayata tutarlı
dokunuşlarla nasıl müdahale ettiğine, araştırıcı, iğneleyici yaklaşımına tanık
oluyoruz, Tanrı Kimseyi Duymuyor’da.
“‘Kendini nasıl mutlu ve huzurlu hissediyorsan, öyle yaşa!’ diyen Annem ile
Babama”. Kitabınızı bu sözlerle adamışsınız. Peki, yazıyı temel uğraş edinmiş
biri olarak mutlu ve huzurlu musunuz?
|
Röportaj: JAMAL MAHJOUB “İngiltere'de etnik azınlık, bir yabancı, bir erkek, bir ...
|
|
JAMAL MAHJOUB
“İngiltere'de etnik azınlık, bir yabancı, bir erkek, bir Arap, bir Müslüman
olarak görülüyorum”
Söyleşiyi yapan: Aslı Tohumcu
Jamal Mahjoub 1960 Londra doğumlu. Jeoloji öğrenimi gördü; çevirmen ve serbest
yazar olarak çalıştı. Navigation of a Rainmaker (1989; Raşid’in Dürbünü), Wings
of Dust (1994) ve In The Hour of Signs (1996) romanlarının yanı sıra 1993’te bir
öyküsüyle The Guardian / Heinemann Afrika Kısa Öykü Ödülü’nü aldı. Türkiye’de
Raşid’in Dürbünü (YKY, 2003) ve Cinlerle Yolculuk (YKY, 2005) ile tanındı.
Sudan’da çocuk olmak nasıl bir şeydi? Özellikle İtalyan Katolik Okulu kısmını
merak ediyorum…
Çocukluğum, Sudan’da görece sakin bir döneme rastladığı için şanslıyım. Hartum’u,
hiçbir şeyin aceleye getirilmediği, güvenli ve rahat bir yer olarak
hatırlıyorum. Geçmişe baktığınızda, elbette bazı sorunlar vardı ve birkaç gün
okul tatili yapacağımız anlamına gelen hükûmet darbeleri oluyordu.
Okul, bütün ülkeyi katır sırtında gezmiş, oldukça cesur bir adam olan Piskopos
Comboni tarafından 19. yüzyılda kurulmuş okullardan biriydi. Okulların standardı
yüksekti ve öğrencileri de okulun ardından çoğunlukla başarılı kariyerler
ediniyorlardı. Hıristiyan öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir ortasınıf okuluydu.
Öğrencilerin ebeveynleri tüccar, öğretmen, zanaatkâr ve yöneticiydi. Eğitim
genelde İngilizce yapılırdı. Bence bu oldukça tuhaftı. Beyaz cübbeleri içinde
rahipler… Belki de bu yüzden Latin Amerikalı yazarlar dünyasıyla aramda bir bağ
hissettim.
|
Röportaj: Erkin Koray: Lübnan'a müezzin gönderelim!
|
|
Türkiye'nin ilk rock'çısı Erkin Koray, kırk yılı aşkın müzik hayatı boyunca
yaşadıklarını, 'dokümanterle karışık' hikayeler diye nitelediği 'Mezarlık
Gülleri' adlı kitapta topladı. Avrupa'da 'müzik stajının' ardından büyük
umutlarla Türkiye'ye geliş ve ilk 45'liğin sadece üç yüz (300) adet satması...
Borç yükü altında ezilirken birden 'napalm bombası' gibi patlattığı 'Şaşkın.' Ve
daha yüzlerce bilinmeyen olay... Bu arada, Erkin Koray, TV'de Lübnan haberleri
sırasında ezan sesleri duymuş ve beğenmemiş!
Sultanahmet çevresinde yaptığımız söyleşi sırasında duyduğu ezan seslerini
beğendi ve 'Bizde üniversite mezunundan çok İmam Hatip mezunu olduğuna göre
müezzin de çok vardır. Lübnan'a gönderdiğimiz insani yardımla birlikte bir
otobüs de müezzin gönderelim' diye konuştu.
|
Röportaj: Televizyon Kültürü üzerine bir Karakutu.com Röportajı
|
|
Eğlence bir tür afyon
Televizyonla birlikte hayatımıza giren, aşağılık, sinsi,
küstah, ukala ve de
ölümcül bir kelime “daha” kelimesi. Hayvan, yeteri kadar avlanıyor. İlkel adam
da öyle. Ya insan?..
Hayır, kimse hayatımızdaki aktivitelerin sadece karnımızı doyurmakla sınırlı
olduğunu
söyleyemez “TV kültürü”nü TV-Sinema eleştirmeni Ali Osman
Aydın ile konuştuk. Aydın, “Eğleniyoruz, çünkü mutsuzuz. Televizyon bize her
fırsatta eğlenmemizi öğütlüyor. Eğlence, halkların yeni dini.
Eğlence bir tür afyon. Sorunlarla karşılaşan korkak bireyler, çözümü erteleyerek
eğlenceyle zihinlerini uyuştururlar. Tamamiyle gereksiz futbol ve bilumum spor
oyunları, pop müzik, sinema, tiyatro, sergiler, bunların hepsi
saçmalık.
Problemlerimiz var, acılarımız var ve çok ciddi sorunlarımız var. Eğlenmek, bir
erteleme biçimidir” dedi.
|
Röportaj: Kertenkele Üzerine Bir Söyleşi
|
|
Nerden başladınız yolculuğa ve nereye gidiyorsunuz?
Yolculuğumuz (sürgünlüğümüz) sık sık kırılmalara uğruyor, bütün çocuklar gibi
biz de altımızı kirletmeyi terk edene dek, leylekler tarafından getirildiğimizi
sanırdık, uzun zaman gerçekten uzak tutulmak için oyunlarla oyalandık, ve sonra
leyleklerle değil de önüne "post" serilmiş bir modernizm halısıyla
indirildiğimizi farkettik yeryüzüne, uçmayı bıraktık, sürüngeniz artık...
|
45 Yazı (9 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 ] |
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|