Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 275 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



90 Yazı (18 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 ]

Rasim Özdenören:  Bir'de buluşmak
 

Chuang Tzu, karşıtların bir arada bulunması üzerine bakınız ne diyor: "Her şeyin bir olduğunu bilmeden şeylerin bireyselliğine inatla yapışarak anlama yetisinin tüketilmesi: Buna 'Sabahleyin üç' derler. Nedir 'Sabahleyin üç'?

"Bir maymuncu, maymun başına her maymunun payının sabahleyin üç, akşamleyin dört fındık olduğunu söyledi. Maymunlar buna pek öfkelendi. O zaman maymuncu sabahleyin dört, akşamleyin üç fındık alabileceklerini söyledi. Bu düzenleme hepsinin çok hoşuna gitti. Fındıkların sayısı aslında aynıydı ancak sevilenle sevilmeyene (öznel değerlendirmeye)* bağlı bir fark vardı. Fark bundan (öznellik ilkesinden)* da türer.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Özeleştiriden ne çıkar?
 


Özeleştiri kendi başına soyut bir olay değildir. İnsan özeleştiriyi zihinsel bir fantezisini tatmin için uygulamaz.

Onun pratik sonuçları var: özeleştiriye girişen biri, ilkin bir durum muhakemesi yapar, bir başka söyleyişle mevcut statüsünün ne olduğunu öğrenmek ister. Bu durum muhakemesi, ona üzerinde yer aldığı statünün bulunması gereken yer olup olmadığını söyler.

O yer o yer midir, yoksa o yerin olması gereken yer bir başka yer midir?

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Ebu Gureyb de ne?
 
Bazen hiç akılda olmayan işler oluyor. Kafanızda hiç yolculuk yapma tasarısı yokken, bakıyorsunuz bir yerden bir çağrı.. tasarınızda olanlar bozuluyor, yeni bir tasarı geliştirmek zorunda kalabiliyorsunuz.

Böyle bir yolculuğa çıktığınızı tasarlayabilirsiniz. Aklınız herhangi bir konu üzerinde sabitlenmemiş. Belki, evet belki, menzile ne kadar zaman sonra ulaşacağınızı, o da, belirsiz bir tarzda, hayal edebilirsiniz. Deyin ki, Bolu Dağları'nın yamaçlarındasınız. Otobüsünüz, yoğun sisi zorla aralayarak ilerlemeye çalışıyor. Ve siz, bir an önce bir mola yerine ulaşma hevesindesiniz. Sis farları, sarı ışıklarıyla, ancak birkaç metre önünüze aydınlık sağlıyor.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Verhovenski kompleksi
 
Stepan Trofimoviç Verhovenski, Dostoyevski'nin Ecinniler adlı siyasal romanının kahramanlarından birisidir.

Dostoyevski, bu "zeki ve pek sayın zatı" şöyle anlatıyor: o, aramızda devamlı olarak hususi bir rol, bir vatandaş rolü oynuyordu. Bu role bayılırdı, hatta ölür de ondan vazgeçmezdi sanırım. Kendisini meslekten yetişme bir aktöre benzetmek istemem. Allah etmesin, ona saygım vardır. Onunkisi bir alışkanlıktı, daha doğrusu, çocukluğundan beri kendisini hep iyi bir vatandaş, önemli bir adam (vurgu benden, R.Ö.) saymasından ileri gelme bir şeydi.

Meselâ 'polisin takibine uğramış','sürgün edilmiş' olmanın zevkine doyamazdı. Bu iki küçük kelimenin, yani 'takip' ve 'sürgün' kelimelerinin estetik büyüsü onu bir daha ayılmamacasına sarhoş etmişti. Bu iki sıfatı kabullendiği için de kendini dev aynasında görüyor, kişiliğini büyülte büyülte sonunda bir övünme kaidesinin üstüne heykel gibi kuruluyordu.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Keçeleşmiş zihin
 
Kimseye zorla bir kitap okutamazsın. Kimseye okuduğu bir şeyi anladığından fazlasını anlaması için zorlayamazsın. Ama şunu yapabilirsin: onun anlamasını istediğin şeyi kendiliğinden anlamasının yolunu açabilirsin. Ancak böyle bir şeyin sağlanabilmesi bile o kişinin bazı şeylere açık olmasını gerektirir. Dünyaya açık olmasını gerektirir.

Dünyaya açık olmak.. öyle mi? Dünyaya açık olmak çarşıya inebilmektir. Sait Faik, bir öyküsünde "Çarşıya İnemem" diyordu. Üstelik bunun sebebini açıklamayı da başaramıyordu. Önüne koyduğu çeşit çeşit nedenlerin hiç biri, kahramanımızın çarşıya niçin inemediğini açıklamaya yetmiyordu. Çünkü onun çarşıya inememesi, ne esnafa olan borcundan kaynaklanıyor, ne buna benzer başka bir sebebe dayanıyordu. O yalnızca çarşıya inemediğini biliyordu, o kadar. Bunun altında yatan temel sebep belki de, kahramanımızın artık dünyaya ilgisizliğiydi: dünyaya ilgi duyma hevesini, keyfini ve daha önemlisi ihtiyacını yitirmiş biriyle karşı karşıya bulunuyorduk.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

90 Yazı (18 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
28.10.07
Geçmişten gelen gece
Snopsisler
Erdem Bayazıt'ın şiirleri...
Abes savaşım
Aradaki Günler
Soğuk ışık
Eylül gerginliği
Oyun
Yaz sinekleri
Devlet kapris yapar mı?
26.08.07
Çekimser (2)
19.08.07
Suç işlemek ya da sivil anayasa
16.08.07
Susuz yaz
09.08.07
Sanat ve kamuflaj
05.08.07
Sessizliğin ölümü: İngmar Bergman
02.08.07
Avuntu
29.07.07
Koku
26.07.07
“Atatürk'e oynamak nafile”...
19.07.07
Tarih ve dogma
08.07.07
Diyelim ki…

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke