Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 28 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



90 Yazı (18 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 ]

Rasim Özdenören:  Herkes doğru dese de yanlış yanlıştır
 

Bir önceki yazımızda (8 Eylül 2005), bir tartışmayı, meselenin en dibinden, en temelinden ele alarak yürütmemiz gerektiğini söylemiştim. Çünkü yüzeyde görülen mutabakatın, aslında derinlere indirildiğinde pek de bir mutabakat olmadığı ortaya çıkabilir diyorduk. Şimdi, gene aynı iddiayı sürdürmek istiyorum. Eğer taraflar oportünist bir tavır içinde değillerse, yüzeydeki uyuşma veya uzlaşma, aslında ve hakikat planında fazlaca bir anlam taşımaz, diyorum.

Nitekim gündelik hayatımızda, muhataplarımızla öyle karşılıklı konuşlanmalar üzere bulunabiliriz ki, onlarla belirli konuda anlaştığımızı sanabiliriz. Oysa, anlaştığımızı sandığımız o hususlardan biri pratik olarak karşımıza çıktığında, o konuya bizim bakışımızla, muhatabımızın bakışının hiç de örtüşmediğini fark edebiliriz.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Tartışmanın temeli
 

Bir meseleyi tartışmaya temelinden, en dibinden başlamalı. Yüzeyde anlaştığınız ya da anlaşır gibi durduğunuz bir konuda, derine, dibe indiğinizde, bir de bakarsınız, ortada hiç de anlaşma yoktur. Bunu herkes kendi deneyimlerinden çıkartabilir. Ülkenin bölünmez bütünlüğü diyoruz örneğin. Bu bütünlüğün nasıl sağlanacağı üzerinde konuşuyorsunuz. Bölünmezlik konusunda uzlaşma içinde bulunduğunuzu düşünüyorsunuz.

Ama işler belli bir noktaya geldiğinde, birden ortaya çıkıyor ki, onun bölünmezlik diye gördüğü şey senin nazarında parçalanmanın başlangıcını oluşturuyor. Senin bölünmezlik diye düşündüğün şeyse ona göre parçalanmanın yolunu açıyor. Ama, diye düşünüyor her iki taraf da, biz bölünmezlik konusunda uzlaşma içinde değil miydik? Demek ki, değilmişsiniz.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Çölde bir yalnız Âdem
 

Onun gibi belki daha sekiz on kişi vardı orada. Birbirilerini tanıyorlar mıydı, bilemiyoruz. Hepsi değilse de, birkaçı birbirini tanıyor olabilir. Önemli olan bu değil, önemli olan, onlardan her birinin kendini tanıyor olması. Onlar cahillik alışkanlıklarının çoğuna bulaşmamış olarak duruyor. Deve dikenleri, taşlar, kum tanecikleri onlara "hanif!" diye fısıldıyor, bu fısıltıyı işitiyorlar, kulak kabartıyorlar ve..

Çöl.. bu kelimenin anlamına nüfuz edilmesini diliyorum. Bu kelime, gündüz, her tarafından isin, buharın, serabın, tütsünün belirdiği, sıcağın kavurduğu, taşların her birinin bir ateş parçası haline geldiği, insanın cihetsizleştiği, gideceği yeri bilemediği ve orada niçin bulunduğunu unutarak şaşkınlaştığı yerin adıdır. Gündüz ne denli sıcak ve kavurucuysa, gece de o denli serin ve üşütücüdür. Ne ki, gök avuçlarınızın içinde durur. Elinizi uzatsanız tutacağınız yıldızlar insana bir kulaçlık mesafededir. Çölde, bir gece, bir tek gece geçirmek, bir insanın bilge olmasına yeter. İnsanın dili orada açılır. Orada kekemelik kalkar. Orada hatiplik başlar. Selâset başlar.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Rasim Özdenören:  Cahit'in kişiliği ve şiiri
 

"Bu bağlamda Cahit de, Baudelaire gibi, Rimbaud gibi, Necip Fazıl gibi, kendi hayatını şiirine dercetmiş şairlerdendir."

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Güncel

Rasim Özdenören:  Özal'ın ölümü: 12. yıl
 

Turgut Özal'ın ölümünün 12. yılında, ondan bir süre sonra ölümü tadan Yavuz Gökmen'in bir yazısıyla her ikisini birden anmak istiyorum.

Yavuz Gökmen 27 Eylül 1993 tarihini taşıyan (bu demektir ki, Özal'ın ölümünden tam 5 ay on gün sonraki) yazısında (Hürriyet gazetesi, belirtilen tarih, s.24), yani daha bir yıl bile geçmeden, hatta 6 ay bile geçmeden, onun nasıl arandığını dile getiriyor. İşte Gökmen'in yazısı (şimdiden belirteyim, bütün vurgular yazının aslında var):

Yıl 1989, aylardan eylül. Özal, Cumhurbaşkanlığına gidiyor ve Demirel-İnönü ikilisi, Özal'ın yolunu kesmek için müthiş bir çaba içindeler.

"Demirel'in Güniz Sokak'taki evinin çalışma odasındayım. Uzun ve önemli bir röportaj yapıyoruz.

- Genelkurmay Başkanı'nın Millî Savunma Bakanı'na bağlı olmaması doğru mudur sizce?
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Güncel

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Rasim Özdenören: Soyut adalet [ 13/03/05 - 990 ]
Rasim Özdenören: Yalın edebiyat [ 27/02/05 - 834 ]
Rasim Özdenören: Resmi ideoloji / yazınsal iktidar [ 24/02/05 - 1144 ]
Rasim Özdenören: Berk ve Bukowski ya da yalınlık meselesi [ 20/02/05 - 1184 ]
Rasim Özdenören: Sanal ortamda edebiyat [ 30/01/05 - 1415 ]

90 Yazı (18 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 ]
Karakutu Galeri

Karakutu Galeri


Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
28.10.07
Geçmişten gelen gece
Snopsisler
Erdem Bayazıt'ın şiirleri...
Abes savaşım
Aradaki Günler
Soğuk ışık
Eylül gerginliği
Oyun
Yaz sinekleri
Devlet kapris yapar mı?
26.08.07
Çekimser (2)
19.08.07
Suç işlemek ya da sivil anayasa
16.08.07
Susuz yaz
09.08.07
Sanat ve kamuflaj
05.08.07
Sessizliğin ölümü: İngmar Bergman
02.08.07
Avuntu
29.07.07
Koku
26.07.07
“Atatürk'e oynamak nafile”...
19.07.07
Tarih ve dogma
08.07.07
Diyelim ki…

Eski Haberler




Karakutu.tv & Galeri

Dehalar


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke