 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 28 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Rasim Özdenören: Herkes doğru dese de yanlış yanlıştır
|
|
Bir önceki yazımızda
(8 Eylül 2005), bir tartışmayı, meselenin en dibinden, en temelinden ele
alarak yürütmemiz gerektiğini söylemiştim. Çünkü yüzeyde
görülen mutabakatın,
aslında derinlere indirildiğinde pek de bir mutabakat olmadığı ortaya çıkabilir
diyorduk. Şimdi, gene aynı iddiayı sürdürmek istiyorum. Eğer taraflar oportünist
bir tavır içinde değillerse, yüzeydeki uyuşma veya
uzlaşma, aslında ve hakikat
planında fazlaca bir anlam taşımaz, diyorum.
Nitekim gündelik hayatımızda, muhataplarımızla öyle karşılıklı konuşlanmalar
üzere bulunabiliriz ki, onlarla belirli konuda anlaştığımızı sanabiliriz.
Oysa,
anlaştığımızı sandığımız o hususlardan biri pratik olarak karşımıza çıktığında,
o konuya bizim bakışımızla, muhatabımızın bakışının hiç de örtüşmediğini fark
edebiliriz.
|
Rasim Özdenören: Tartışmanın temeli
|
|
Bir meseleyi tartışmaya temelinden, en dibinden başlamalı. Yüzeyde
anlaştığınız ya da anlaşır gibi durduğunuz bir konuda, derine,
dibe indiğinizde,
bir de bakarsınız, ortada hiç de anlaşma yoktur. Bunu herkes kendi
deneyimlerinden çıkartabilir. Ülkenin bölünmez bütünlüğü diyoruz örneğin. Bu
bütünlüğün nasıl sağlanacağı üzerinde konuşuyorsunuz. Bölünmezlik
konusunda
uzlaşma içinde bulunduğunuzu düşünüyorsunuz.
Ama işler belli bir noktaya geldiğinde, birden ortaya çıkıyor ki, onun
bölünmezlik diye gördüğü şey senin nazarında parçalanmanın başlangıcını
oluşturuyor.
Senin bölünmezlik diye düşündüğün şeyse ona göre parçalanmanın
yolunu açıyor. Ama, diye düşünüyor her iki taraf da, biz bölünmezlik konusunda
uzlaşma içinde değil miydik? Demek ki, değilmişsiniz.
|
Rasim Özdenören: Çölde bir yalnız Âdem
|
|
Onun gibi belki daha sekiz on kişi vardı orada. Birbirilerini tanıyorlar
mıydı, bilemiyoruz. Hepsi değilse de, birkaçı birbirini tanıyor
olabilir. Önemli
olan bu değil, önemli olan, onlardan her birinin kendini tanıyor olması. Onlar
cahillik alışkanlıklarının çoğuna bulaşmamış olarak duruyor. Deve dikenleri,
taşlar, kum tanecikleri onlara "hanif!" diye fısıldıyor, bu fısıltıyı
işitiyorlar, kulak kabartıyorlar ve..
Çöl.. bu kelimenin anlamına nüfuz edilmesini diliyorum. Bu kelime, gündüz, her
tarafından isin, buharın, serabın, tütsünün belirdiği, sıcağın kavurduğu,
taşların her birinin bir ateş parçası
haline geldiği, insanın cihetsizleştiği,
gideceği yeri bilemediği ve orada niçin bulunduğunu unutarak şaşkınlaştığı yerin
adıdır. Gündüz ne denli sıcak ve kavurucuysa, gece de o denli serin ve
üşütücüdür. Ne ki, gök avuçlarınızın içinde
durur. Elinizi uzatsanız tutacağınız
yıldızlar insana bir kulaçlık mesafededir. Çölde, bir gece, bir tek gece
geçirmek, bir insanın bilge olmasına yeter. İnsanın dili orada açılır. Orada
kekemelik kalkar. Orada hatiplik başlar. Selâset başlar.
|
Rasim Özdenören: Cahit'in kişiliği ve şiiri
|
|
"Bu bağlamda Cahit de, Baudelaire gibi, Rimbaud gibi, Necip Fazıl gibi,
kendi hayatını şiirine dercetmiş şairlerdendir."
|
Rasim Özdenören: Özal'ın ölümü: 12. yıl
|
|
Turgut Özal'ın ölümünün 12. yılında, ondan bir süre sonra ölümü tadan Yavuz
Gökmen'in bir yazısıyla her ikisini birden anmak
istiyorum.
Yavuz Gökmen 27
Eylül 1993 tarihini taşıyan (bu demektir ki, Özal'ın ölümünden tam 5 ay on gün
sonraki) yazısında (Hürriyet gazetesi, belirtilen tarih, s.24), yani daha bir
yıl bile geçmeden, hatta 6 ay bile
geçmeden, onun nasıl arandığını dile
getiriyor. İşte Gökmen'in yazısı (şimdiden belirteyim, bütün vurgular yazının
aslında var):
Yıl 1989, aylardan eylül. Özal, Cumhurbaşkanlığına gidiyor ve Demirel-İnönü
ikilisi, Özal'ın
yolunu kesmek için müthiş bir çaba içindeler.
"Demirel'in Güniz Sokak'taki evinin çalışma odasındayım. Uzun ve önemli bir
röportaj yapıyoruz.
- Genelkurmay Başkanı'nın Millî Savunma Bakanı'na bağlı
olmaması doğru mudur
sizce?
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|