Yetmiş iki yaşındaymış, ben “altmış falan” sanıyordum...
Ve de, kırk yıllık bir kayıtta, daha genç bir Karajan’ın yönettiği bir konserde
karşıma tıfıl, sakalsız çıkınca şaşırdım. Oysa o tarihte hiç de tıfıl değil,
otuz iki yaşında. Ama son yıllarının sakalına, uzun saçlarına, koca gövdesine,
dev göbeğine pek alışmışız demek ki...