Gazeteye giderken ne zaman Davutpaşa Kışlası’nın önünden geçsem, babamı
hatırlarım. Kışla metruk, babam da toprak altında.
Anlatırdı: Savaş yıllarında orada askermiş, çarşı iznine çıktığında Topkapı’ya
kadar yürüyor, oradan tramvayla Beşiktaş’a, Sirkeci’den aktarmalı, eve
gidiyor... Koltuğunun altında da asker tayını, yemiyor, eve götürüyor.