 |
Karakutu
|
|
Arama
|
|
Google Arama
|
|
Reklam
|
|
Sen de Paylaş
|
|
Üye Olabilirsiniz
|
|
|
Henüz üye olmadıysanız Beklemeyin?
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Reklam
|
|
Facebook
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Engin Ardıç: Fazla bel bağlamayın demiştim
|
|
Kürt politikacıları, son derece yanlış bir yoldan gittikleri, başbakanla
oturup çatır çatır pazarlık etmek yerine başbakana düşmanlık gütmeyi tercih
ettikleri için, "yeni anayasayı etkileme güçlerini" kaybettiler.
Ne Apo kurtulacak, ne de federasyon olacak!
|
Engin Ardıç: Kandırın kendinizi, kandırın
|
|
Sosyalizmin şiiri güzeldir, müziği de güzeldir. Sosyalistler arabayı çoktan
devirmiş, "tarih dışına çıkmış" olsalar bile...
Bugün Taksim'de "kurtları dökme" bayramı var. 1977'nin "intikamı" alınacak, iş
işten geçtikten nice yıllar sonra sosyalist sol varolduğunu hatırlayacak.
Ergenekon örgütü gene bir "provokasyon" yapmaz, gene kan dökülmezse tabii!
Taksim'de yapılacak olan gövde gösterisi, ne yazık ki gene bir "kendini kandırma"
eylemidir.
Toplumda hiçbir ağırlığı, en ufak bir iktidar şansı olmayan ve hiçbir zaman da
olmamış arkadaşlar, senede bir güncük de olsa, seslerini yükseltecekler, "yaralarını
kaşıyacaklar", o kadar...
364 gün sömürülmek, 1 gün bağırıp çağırmak, sonra 364 gün gene sömürülmek üzere...
|
Engin Ardıç: Darbeli matkap
|
|
Bendeniz şu anda ayakta olmayı "ciddiye alınmamaya" borçluyum efendim.
Baksanıza, ne "tutuklanacak gazeteciler" listesinde adım geçiyor, ne de
"işbirliği yapılacak gazeteciler" listesinde.
Buna güvenerek, darbecilere bazı tavsiyelerde bulunmak isterim, nasıl olsa bana
bir şey yapmazlar...
Oğlum, isim listeleri, ister canına okunacaklar listesi olsun ister elinden
tutulacaklar listesi, elbette "alfabe sırasına" göre yapılır ama "önadların"
sırasına göre değil, "soyadların" sırasına göre!
Mesleğe yeni giren sekreter kızcağızlara ilk öğretilen kurallardan biridir bu...
Aksini yapana "kıro" derler.
|
Engin Ardıç: Hemşerimi buldum gurbette
|
|
İsmi önemli değil, sormadım da...
Maria da olabilir, Sofia da, İrini de, Eleni de...
Yurtdışına çıkan hemen herkesin, özelikle de Yunanistan'a yolu düşenlerin başına
sıkça gelen "Türk müsünüz?" muhabbetine girdik. Daha doğrusu, bizim hanım girdi,
ben dinledim.
Monastiraki'den metroya bindik, Pire'ye gidiyorduk. Yedi durak.
Daha Thissio istasyonunu geçer geçmez başladı.
"Yekten" lafa girdi, teklifsiz.
Büyük göğüslü, iri kalçalı, yaşı benim kadar bir hanım...
Otuz yıldır buradaymış, alışamamış.
Adalıymış, kışın nerede oturmuş olduğunu da biz sormadık.
"Önce buralarda çok sıkıntı çektik, şimdi Ziraat Bankası şube açtı da çok şükür
rahatladık" dedi.
|
Engin Ardıç: Ermiş Antonius ile ayyaş
|
|
Ermiş Antonius ile ayyaş Bana da uzun zamandır eski havası kalmamış gibi
geliyordu, sevgili kardeşimiz Savaş Ay merak etmiş, gitmiş bir bakmış... Evet,
eski çılgınlık dinmiş, "furya" geçmiş gibi...
Hani şu ünlü "Noel gecesi Saint-Antoine seferi" canım...
Kalabalık yerli yerinde ama ünlülerden artık tek tük dizi oyuncusu takılıyormuş,
"enteller" ayak kesmişler.
Kilise de kendini aşmış, tıpkı Amerika'nın güney eyaletlerinin zenci cemaatli
Protestan kiliseleri gibi, ayinde "rap, hip hop ve caz" yapılmış.
Elbette, bizim yıllardır aydınlara sorduğumuz soruyu, Savaş evden çıkarken
Şükran Hanım da sormuş: "Yıllardır bir cuma olsun namaz kılmışlığın, başını
secdeye koymuşluğun yok, şimdi kiliseye mi gidiyorsun?"
Bir Müslüman, Saint-Antoine'a niçin gider?
|
Engin Ardıç: Bu nasıl kafadır Yılmaz?
|
|
Daha iki gün önce dedik, "hükümete uyuzluk olsun sayfa dolsun diye yazı
yazıyorlar" diye...
Mürekkebi kurumadan bunu hemen yeniden yaptılar, "haklısın Engin ağabey" demiş
oldular, sağolsunlar!
Devlet yöneticilerinin yurt dışı gezilerine kızmışlar... Başbakan Amerika'da,
derken Meksika'da...
Dışişleri Bakanı da onun yanında.. Cumhurbaşkanı Arnavutluk'ta... Meclis başkanı
İsveç'te...
Tokat'ta PKK pusu kuruyor, onların oralarda ne işleri varmış?
|
Engin Ardıç: Toprak kaybı korkusu
|
|
Muhalefet karar vermiş, "Kürt açılımı" sonucunda Türkiye bölünecekmiş...
Aydın Doğan'ın gazeteleri, özellikle köşe yazarları, okurlarının kafasına
sürekli bu düşünceyi işlemeye çalışıyorlar. (Amaç elbette seçmeni kışkırtıp
AKP'den başka yöne bir oy kayması sağlamak, ülkeyi önümüzdeki yıllarda "zayıf
bir koalisyona yatırmak" ve patronlarını, dolayısıyla ekmeklerini kurtarmak.)
Fakat bu tutum yalnızca hükümete uyuzluk etmek amacından kaynaklanmıyor, başka
türlü düşünmek ellerinden gelemiyor. Beyinlerinin kıvrımlarında,
bilinçaltlarında, "genlerinde" bu endişe var.
|
Engin Ardıç: Keyfe keder
|
|
Kokain kullanmak ve bulundurmaktan içeri giren ama magazin basınında sanki
"devrimci eylemcilikten tutuklanmış" falan gibi bir hava yaratılan şarkıcı Deniz
Seki salıverildi.
Beraat etmedi, tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı. Hani İlhan Selçuk falan
gibi... Yani dava sonuçlandığında hüküm giyebilir, tekrar "girebilir" de...
Ayıplar da birbirini kovaladı... Seki'yi duruşmaya kelepçeli getirdiler ve...
kelepçeli götürdüler!
Evine değil, yeniden hapisaneye.
|
Engin Ardıç: Kamuflaj kremiyle memleket kurtarmak
|
|
Artık kanıksandığı için pek gürültü koparmıyor... Doğal karşılanıyor,
Türkiye'nin çok çeşitli, birbirinden ilgisiz yerlerinden neredeyse günaşırı
"gizli silahlar" çıkması...
Fakat bu kanıksamanın iyi tarafı da, artık "Ergenekon diye bir örgütün varlığına
inanmıyorum" diyebilenlerin ya tescilli faşistlerle ya da tescilli ahmaklarla
sınırlı kalmasıdır.
Ele geçirilen silahların bir kısmı, yol kenarına, çöp tenekesine atılan, torba
içinde ya da öylesine, yağlı çaputa sarmaya bile gerek görülmeden denize
bırakılan silahlardır. Gözden çıkarılmış mallar: "Birileri" onlardan kurtulmaya
çalışıyor.
|
Engin Ardıç: Değişikliğe uğradım!
|
|
Türk edebiyatının en büyük balonu Abdülhak Hamid'in (daha küçük balonlar da
çoktur) şöyle bir dizesi olacaktı: "Yılan mı yedim, peri mi yuttum?"
Artık Finten'de mi, Makber'de mi, hangisindeyse...
Ben de soruyorum: Virüs mü kaptım? Mikrop mu aldım?
İki ayda dört zehirlenme "vak'ası" da fazla oldu ama...
Yoksa, her tatilciyi pusuda bekleyen tuzağa, "ıslak mayo, çıplak ayak, taş
zemin, aşırı güneş, çok yemek" çukuruna mı düştüm?
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|