 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 275 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Ahmet Altan: Yüzey ve derinlik....
|
|
Yüzey öylesine çalkantılı ve kirli ki insan bu çalkantıyı yaratan
derinliklerde ne olduğuna bakmaya fırsat bulamıyor.
Türkiye, hukuktan iyice kopmuş, tek amacı yeni bir 28 Şubat yaratmak gibi
gözüken bir hukukçular ordusuyla çarpışıyor.
“Hukuksuz hukukçular cephesi” toplumun ayağına bağlanmış ağır bir prangaya
dönüştü.
Bütün ülkeyi geçmişin karanlığına doğru çekiyor.
|
Ahmet Altan: Karlı bir gecede unutuş....
|
|
Ne hayaller kurmuştum.
Kambur çatılarda biriken karlar gibi hayaller, rüzgarlarla gecenin içine
savruldular, şimdi her yandalar, her baktığım yerdeler ama dağınıklar,
dağılmışlar.
Hepimiz o savrulan hayalleri toplayıp bir yüz yapmak istiyoruz ondan.
Bir yüz.
Çocuk resimleri gibi bir yüz.
Yağan kar gibi değil karda sıcak bir ev gibi bir yüz.
|
Ahmet Altan: Türkler niye yönetmeyi beceremez?
|
|
Bir kere daha gördük ki bu topraklardan iyi bir devlet yöneticisi
çıkamıyor.
İktisat, hukuk ve demokrasi nosyonlarına sahip, toplumun özgürlüğünü ve
zenginliğini artırmayı amaçlayan, yetenekli kadrolarla çalışmayı seven,
insanların isteklerine ve eleştirilerine kulak veren, kendini “en akıllı” sanma
yanılgısına kapılmayan, mantığını duygusallığının ününde tutmayı başaran,
soğukkanlı, hedeflerinin bilincinde olan bir ademoğlu yetişmiyor bu coğrafyada.
|
Ahmet Altan: Demokrasi ve modernite...
|
|
Türkiye büyük bir köy olsaydı....
Başlarını örten kadınlar tarlaları çapaladıktan sonra evlerine
kapansalardı, bir
lokanta, eğlence yeri, gençlerin birlikte oturacağı bir çayhane olmasaydı,
erkeklerle kızlar birlikte gülmeseydi, tütünden dişleri kararmış erkekler
kahvelerde kadınsız olarak toplanıp siyasetten konuşsaydı,
AKP’liler daha mı
memnun olurdu?
Büyük bir ihtimalle daha memnun olurlardı.
İslam’ın ve şeriatın başkenti olan, halife-i ruy-i zemin hazretlerinin oturduğu
geçen yüzyılın
İstanbul’u bile onlara pek hoş görünmezdi. Şeriat döneminin
İstanbul’unda halife hazretleri şarap içerdi, meyhaneler, eğlence yerleri, saz
söz vardı.
|
Ahmet Altan: Zavallı Fransa...
|
|
Toplumlar kadınlar gibi sanırım.
Zamanı geldiğinde içlerinden yeni bir toplum çıkartıp,
varlıklarını genleriyle, çocuklarına öğrettikleriyle, kültürleriyle, gelenekleriyle yeni doğan toplumda sürdürüyorlar.
Geçmiş hem kayboluyor, hem de anılarıyla hep var oluyor.
Fransa, sadece kendi toplumunu değil koca bir dünyayı doğurmuştu yaptığı büyük devrimle.
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|