 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 132 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Çetin Altan: Kurban, yahut ''Yoksullar Bayramı''...
|
|
HENÜZ daha evlerde yemeklerin, "yer sofrası"nda yendiği ve geceleri gaz
lambalarının kullanıldığı dönemlerde
bayramlar; özellikle çocuklar için, yıl
boyu süren azarlanmalardan sonra, minicik varlıklarının ödüllendirildiği
günlerdi.
Çocuklardan birçoğu, kendilerine yeni alınmış ayakkabılarını, geceden baş
uçlarına koymuş olarak
uyanırlardı bayram sabahları ve anneleri onların iç
çamaşırlarını değiştirir, kendilerine sık giyilmediği için yeni kalmış bayramlık
giysilerini giydirirlerdi.
Sonra sıra büyüklerin ellerini öpmeye gelirdi.
Karşılığında bir
mendil, bazen de "manda gözü" denilen, üstü eski Türkçe yazılı
iri bir 25 kuruş, bayram harçlığı olarak verilirdi minik veletlere...
|
Çetin Altan: Astarı yüzünden pahalıya mı mal oluyor?
|
|
KARNELER erken verilip, okullar da tatile girince; bayram tatillerini, ille
de evlerinden uzakta bir yerlerde
değerlendirme sevdasındaki tatilciler, yine
hemen yollara düştüler...
TV'lerde ajans haberleri ise, meteoroloji raporlarına dayanarak; batısı, doğusu,
güneyi, kuzeyiyle tüm yurdu kaplayan olumsuz hava koşullarından ve gerek
kara,
gerek deniz, gerek hava trafiğindeki aksamalarla sıkıntılardan; sık sık, iç
daraltan görüntüler yayımlıyordu.
Yıllardan beri bayram tatillerindeki trafik kazalarında ölenlerle yaralananların
sayıları da, ilan edilir durur; ne
kadar artıp, ne kadar eksildiğinin hesapları
yapılarak...
|
Çetin Altan: Deniz suları neden geri çekiliyor?
|
|
ŞİMDİYE dek rastlanmadık bir biçimde, deniz sularının Çanakkale Boğazı'ndan
Marmaris'e, Fethiye'den İstanbul
kıyılarına kadar geri çekilivermesi genel bir
telaş yarattı.
Suların böylesine geri çekilmesi, belalı bir depremin habercisi miydi yoksa?
Tüm Türkler biliyorlardı ki; ne havalı görünme, ne şanlı tarihle övünme, ne
Bakara
Suresi'ni ezbere okuma; çürük çarık evlerle, -piyasaya uygun- yalapşap
inşa edilmiş apartmanların, şiddetli bir depremde yerle bir olmasını engellemeye
yetmeyecek...
|
Çetin Altan: Muhabbet kuşlarının cambazlığı...
|
|
YILLAR ve yıllar önce, bağırarak mahalle aralarında dolaşan satıcılardan
başka, bir de "bileyciler",
"kalaycılar", "camcılar" gibi
gezginci ustalar vardı.
Henüz daha ne televizyon, ne de cep telefonu dönemine geçilmişti. Ahşap evlerden
çoğunun alt pencereleri kafesliydi. Yemekler yer sofralarında yenir;
geceleri
yüklükten çıkarılan döşekler, değişik odalarda yerlere serilerek yatılırdı.
Ve kaldırım taşlı daracık sokaklardan bağırarak, satıcılarla gezginci ustalar
geçerdi...
***
- Silivri
kaymak...
- ...
- Bileyciii...
- ...
- Kabak, domateeees...
- ...
- Kalaycı...
|
Çetin Altan: Vurgun, soygun ve rüşvet tsunamisi...
|
|
"ÜÇÜNCÜ Dünya"ya özgü oligarşik bir yönetim yapısının; tapılası çeşitli
siyasal "tabu"lar yaratarak, -genç kuşaklar
da dahil- kitleleri tek bir çerçeve
içinde takozlaştırdığı ve "düşünmeyi" iğdiş ettiği, gizli bir iç sömürge
mayalanmasında; nasıl olduysa, "minareyi çalan, kılıfını hazırlar" pragmatizmi,
"mızrak çuvala sığmaz" realizmiyle yer değiştirmeye
başladı.
Yıllardır süre gelmiş olan rüşvet, vurgun, soygun, yolsuzluk, soysuzluk
furyasının, saman altındaki akıntıları; birden açığa çıkarak gazete
manşetleriyle, TV haberlerinde, dev dalgalar halinde ortalığı
kaplayan bir
tsunamiye dönüştü.
"Minareyi çalan, kılıfını hazırlar" klefteciliğini kabullenme alışkanlığı;
"mızrak çuvala sığmaz" patlamasının gök gürültüsüyle sürüp gitmede...
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Reklam
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|