 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 261 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Çetin Altan: Bamteli
|
|
Vaktiyle cimri mi cimri bir adam varmış. İkinci bir boğazı daha besleyerek
evin masrafı artmasın diye de, bir türlü evlenemiyormuş.
* * *
Mahallede, adamın cimriliğini ve neden evlenemediğini bilen genç bir kız; adam
kapılarının önünden geçerken, başlamış elini pencereden dışarı uzatıp, bir avuç
havayı ağzına götürerek yiyormuş gibi yapmaya.
|
Çetin Altan: Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
|
|
Abartmalı bir övünme açlığı üstüne, eski bir fıkra: Adamın biri, kol yahut
cep saati yerine, sırtında upuzun mobilyasıyla sallangaçlı koskocaman bir salon
saati taşıyarak dolaşıyormuş.
|
Çetin Altan: Son 100 yıllık dönemin fiyaskoları yazılabilseydi
|
|
Bir kirpi, sevişmek için bir elbise fırçasının üstüne çıkmış ve bir süre sonra
inince de şöyle demiş:
- Herkes hata yapabilir.
* * *
Bir Fransız mizahçısı da şöyle diyor:
- Esas olan “hata”dır. “Doğru” ise, “hata”nın yanılmış bir biçimi...
* * *
Şimdi insanın aklı takılıyor; Hazine’den geçinmeli mesleksiz “mevki
sahipleri”nden biri, yediği nanelerin ima edildiği kaygısına kapılarak, “kirpi
fıkrası” hakkında şöyle bir demeç verir mi acaba:
- Durup dururken bir kirpi fıkrasıyla, ülkenin yönetimini sinsice yıpratmaya
çalışanlar, vatanın içerideki düşmanlarıdır. Hadleri bildirilecektir. Ne
milletimiz bir elbise fırçası, ne de onun üstündeki devlet bir kirpidir. Kaldı
ki kirpiler de, en yararlı canlılardandır; yılanların üstesinden sadece onlar
gelebilir. Vatanın içerideki düşmanları olan yılanlar, korksunlar kirpilerden.
|
Çetin Altan: ‘Tanrı gökyüzünde hükümrandır, para da yeryüzünde’
|
|
Bayramda bir avuç da, kızlı-erkekli 6-7 yaş çocuğu geldi kapıya, bayramlaşmak
için.
Henüz “riya” tozlarına bulanmamış masum bakışlarıyla, ne kadar da sevimliydiler.
* * *
Bayramın sonuncu günü ikindiüstü, kapı adeta ürkekimsi bir titreşimle çalındı.
Açtığımda, yine sevimli bir ufaklık duruyordu karşımda ve utangaç bir sesle:
- Bayramınızı kutlarım, diyordu.
- Ben nerde oturuyorsun bakayım, diye sordum.
- İki sokak yukarda, dedi; sonra da kendisince önemli olan bir ailenin adını
söyleyerek:
- Onların komşusuyuz, diye ekledi.
|
Çetin Altan: Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
|
|
Nasreddin Hoca’ya sordular: - Hoca, sen ne düşünüyorsun bu “ayaklar”la, “baş”
tartışmaları hakkında?
Hoca, sakalını sıvazlayarak gülümsedi:
- Onu, dedi; gövdenin orta yerindeki “kıç”a sormak gerekir, çünkü ancak orası
sayesinde mümkün bir koltuğa oturmak, kendini “baş” sanabilmek için.
* * *
İncili Çavuş’a da sordular aynı soruyu:
- Çavuş, sen ne düşünüyorsun bu konuda?
İncili Çavuş:
- Ah, dedi; 2. Dünya Savaşı sırasında ABD Başkanı olan Franklin Roosevelt sağ
olacaktı da, o anlatacaktı “ayaklar”ın değerini.
- Nasıl yani?
- Franklin Roosevelt kötürüm olduğu için hiç ayağa kalkamıyor, tekerlekli bir
sandalyeyle dolaşabiliyor, başkanlık koltuğuna bile oturamıyordu.
- Çavuş, yani sence “ayaklar”ın değerini anlayabilmek için kötürüm mü olmak
gerekir?
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|