Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 164 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



35 Yazı (7 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 ]

Cem Akaş:  'Doktor Jivago'nun arkasında CIA parmağı!
 
'Doktor Jivago'nun arkasında CIA parmağı!
Boris Pasternak

CIA'in, Pasternak'ın romanı 'Doktor Jivago'yu, Sovyetler Birliği'ne ders vermek için kullandığını söyleyen Ivan Tolstoy, kitabın Paris'te basılmasının ve yazarının Nobel'i almasının sağlandığını iddia ediyor

Boris Pasternak, 1955 yılında Doktor Jivago'yu tamamlayıp bir Sovyet yayınevine teslim etti. Devrim döneminde geçen ve iki kadın arasında bi-namaz kalmış bir adamı konu edinen roman, yayınevi tarafından reddedildi. Ne var ki romanın manüskrisi bile Sovyet yetkililerin tepkisini çekmeye yetti: 1956'da Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı'nın ve KGB'nin andaçlarında Doktor Jivago'nun adı, Sovyetler'i kötülemeye, Sovyet yaşam biçiminden soğutmaya çalışan bir metin olarak geçti.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Kitap Tenkidleri

Cem Akaş:  Yazarlara yeni avans: 0 $!
 

Son birkaç yıldır krizde olan Amerikan yayıncıları, maliyetleri düşürmek ve kitap pazarına yeni kitaplar sunmanın riskini azaltmak için, yazarların avanslarından kısmaya başladı

Türkiye'de yazarlara (ve çevirmenlere), kitaplarının yayımlanması karşılığında telif ücreti ödenmesi, ancak son on beş yılda yaygın sayılabilecek bir uygulama haline geldi; sözleşmeler yapılır, yüzdeler belirlenir oldu. Hangi yazarın hangi yayınevinden yüzde kaç aldığı, kitaplarının ilk baskısının kaçar adet yapıldığı, 'transfer' olduysa nasıl bir transfer ücreti verildiği konusunda yoğun dedikodular yapıldı, kıskançlıklar su yüzüne çıktı. Bir dönem yazarlar, büyük ve güçlü yayınevlerinden yüzde 15 alabiliyor, bazı yazarlar için bu yüzde 18'e, hatta 20'ye çıkabiliyordu; sonraları pek çok yayınevi, bu yüzdelere kolay kolay yanaşmaz oldu.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Güncel

Cem Akaş:  Volksverhetzung: Bölücülüğün Almancası
 

Volksverhetzung: Bölücülüğün Almancası
Slavoj Zizek
Amerika'da nefret suçu ve nefret sözleri üstüne koca bir literatür var, pek çok Avrupa ülkesinin ceza yasasında ifade özgürlüğü korunuyor. Almanya'nın ceza yasası ise ajitasyon yaratacak ifadeleri cezalandırıyor

Hrant Dink'i öldüren tetikçi yakalandı, ama (çok sayıda yorumcunun da belirttiği gibi) katiller aramızda. Bu cinayetin uluslararası bir komplo olması (örneğin Gürcistan'dan Trabzon'a gelen CIA ya da KGB ajanlarının ajitasyonuyla gerçekleştirilmiş bir eylem olması) olasılığı, bunu değiştirmiyor: Türkiye'de bu tür cinayetlerin zemini her zaman vardı.

Bu zemini sıcak ve nemli tutan şeyse, düşünce ve ifade özgürlüğünün istendiğinde gayet net bir şekilde sınırlandırıldığı, hatta iptal edildiği bir ülkede, bazı şeylerin söylenmesinin hep serbest olması. Etnik ya da dini bir gruba, ya da bu tür aidiyetlerinden ötürü bireylere sözlü saldırıda bulunmak, hakaret etmek, onları hedef göstermek pek zor değil bizde, tabii eğer Türklükten ve Sünnilikten söz edilmiyorsa. Edildiğinde, bunun adına bölücülük diyoruz.

Hrant Dink'i hedef gösterenler, asıl bölücülüğü yapanlar değil mi peki?

Bu tür bir çifte standardın arkasına saklanmak ve ona oynamak, 'geber pis Ermeni' sözüyle 'geber pis Türk' arasında bir fark görmek ve ısrarla bu farkı yaşatmaya, oradan şiddet üretmeye çalışmak, Türklere 'hep kendine yontan bir millettir' demek değil mi? Bu da Türklüğe hakaret (ve dolayısıyla 301) kapsamına girmez mi?

'Japonlar kısa boylu ve kalleştir'

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Cem Akaş:  Sert yazarlar yumuşamaz
 

Norman Mailer'ın yazdıklarını etraflıca okuduğumda üniversiteye yeni başlamıştım, demek ki 80'lerin ortaları. 'Büyük Amerikan Romanı' denen şeyi yazacak yazarlardan biri olarak görülüyordu Mailer; işin kötüsü, o da kendisini böyle böyle gördü hep. Sert Erkekler Dans Etmez, Çıplak ve Ölü gibi kitaplar hep bu hırsın dışavurumu gibi gelmişti bana, ama sonradan, özellikle Kendim İçin Reklamlar'ı okurken anladım ki Norman Mailer yalnızca romanlarında değil, tüm yaşama biçiminde de aynı şeyi dışavuruyordu: Hep boyundan büyük işler peşinde gibiydi kısacası.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Kitap Tenkidleri

Cem Akaş:  Tozlu arşivlerde Freud'un izleri
 

Sigmund Freud'un bir İsviçre otelinin kayıt defterine yazdığı birkaç satır, 20. yüzyılda araştırmacıların yanıtını bulamadığı bir soruyu tekrar gündeme getirdi: Freud, baldızı Minna Bernays ile bir ilişki yaşamış mıydı?

İnsan zihninin işleyiş biçimini hâlâ kesin olarak bilmiyoruz; bu işleyişi kavramaya çalışırken metaforlara sık sık başvurmamızın nedenlerinden biri de bu olsa gerek. Belleğin bir depoya benzetenler, biriktirme düşüncesinin günlük yaşamdaki biçimini zihne uygulamış oluyor; biriktirme düzenini öne çıkarmak isteyenlerse arşiv metaforunu yeğleyebiliyor.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Cem Akaş: Biyografi kime aittir? [ 28/12/06 - 535 ]
Cem Akaş: 2006'da cihanda sulh olmadı... [ 25/12/06 - 450 ]
Cem Akaş: Din ile bilim [ 19/12/06 - 4156 ]
Cem Akaş: Hangi dilde yazmalı? [ 19/12/06 - 1898 ]
Cem Akaş: Biyografilerin savaşı [ 19/12/06 - 382 ]

35 Yazı (7 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 ]
Karakutu Galeri

Karakutu Galeri


Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
18.05.07
Márquez ve mor gözü
03.05.07
Çağdaş Rus yazını ne yapıyor?
28.04.07
Başbakan ne okur?
20.04.07
Allah sizden razı olsun, Bay Vonnegut
15.04.07
Bar yazarları, yazar barları
06.04.07
'Fransız Yazar' kimdir, nerededir?
02.04.07
Kâğıt kaplanlar
28.03.07
Alice Ruslar diyarında
08.03.07
'Savaş' kısalırsa, 'Barış' da kısalır
22.02.07
250 yıllık arşiv
01.02.07
'Doktor Jivago'nun arkasında CIA parmağı!
30.01.07
Yazarlara yeni avans: 0 $!
27.01.07
Volksverhetzung: Bölücülüğün Almancası
Sert yazarlar yumuşamaz
13.01.07
Tozlu arşivlerde Freud'un izleri
28.12.06
Biyografi kime aittir?
25.12.06
2006'da cihanda sulh olmadı...
19.12.06
Din ile bilim
Hangi dilde yazmalı?
Biyografilerin savaşı

Eski Haberler




Karakutu.tv & Galeri

Video - John Maynard Keynesten Nefretimin Yirmi Sebebi


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke