Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 51 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI
 komşuuuuuuu...
 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?
 Sevmek ya da Sevmemek...
 SAKSI ÇİÇEKLERİ
 Siyasal Simge olarak Türk Bıyık Çeşitleri
 Vincent Van Gogh / Theo'ya Mektuplar
 Osmanlı'dan Miras- Türkiye'de Yönetici Sınıflar
 MÜSLÜMAN ESKİSİ
 İstihzanın psikosu..
 MİLATLARIMIZ

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


9 Yazı (2 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 ]

Orhan Pamuk:  Acımasızlık, güzellik, zaman
 

Vlademir Nabokov, Rusya'daki devrimin ardından önce Berlin'e, ardından Paris'e ve 2. Dünya Savaşı çıkınca da Amerika'ya göç etti. Nabokov, sürekli yeniden okuduğum vazgeçilmez yazarlardandır. Faustvari bir anlaşmayla onun yazınsal güzelliğinin karşılığında her zaman acımasızlık ve kötücüllükle karşılaşırsınız

Bazı yazarlar bize çok şey öğretmelerine, yalnız hayat değil, yazı ve edebiyat konusunda temel görüşlerimizi oluşturmalarına, onları sevgi ve tutkuyla okumamıza rağmen hayatımızın bir döneminde kalırlar. Daha sonraki yıllarda onları yeniden okuyorsak eğer, hâlâ onlara gerek duyduğumuz için değil, sırf bir zamanlar onları okuduğumuz için, yani 'nostalji' tadıyla okuruz. Hemingway, Sartre, Camus, hatta Faulkner benim için bu çeşit yazarlardandır.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Kitap Tenkidleri

Orhan Pamuk:  Benim İstanbul'um
 

İstanbul'da doğdum, elli yıldır orada yaşıyorum. New York'ta geçirdiğim üç yılın dışında da başka hiçbir yerde yaşamadım. Benim için insanın diğer şehirleri, başka ülkeleri, evleri, hayatları, dünyaları kıyaslayacağı  İstanbul'dan başka bir şehir, ülke, vatan, ev yoktur.

Bazen yalnızca İstanbullu olduğum için, oranın yazarı olduğum için kendimi talihli hissederim: Şehir binlerce yazara yüzlerce yıl yetecek kadar hikâyeyle kaynaşır. Bazen de yalnızca İstanbullu olduğum için kendimi eksik ve yetersiz bulduğum olur.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Orhan Pamuk:  Her yazar kendi milletinin kalbini kazanmak ister
 

"Yazar mutlu olsa yazamaz", "Mutluluk aptallara özgüdür", "30-40 yaş arası karımla mutlu olduğum için, 40-50 yaş arası öteki yazarların olmadığı kadar başarılı olduğum için suçluluk duydum" cümleleri sizin…

Çeşit çeşit mutluluk var. Bu ödül bir düzeyde beni mutlu etti.

Bu durum sizin için nasıl isimlendirelim; Mutluluktan mutsuz olmak mı?

Hayır, şöyle diyelim; Mutluluk hayatın amacımıdır? Bundan önceki kitaplarımda mutluluğu sorguladım; aile mutluluğunu, herkesle birlikte mutlu olmayı, yüzeysel kutluluğu… Bizdeki gibi ekonomik sıkıntıları, yoksulluğu, siyasal dertleri bol bir ülkede mutlu olmak -ahlakı açıdan- ne kadar doğrudur. Bu benim için doğru bir sorudur. Kar romanım yüzeysel olarak politikti, aslında başkaları dert içerisindeyken bizim mutlu olmaya ne kadar hakkımız var, bireysel mutluluğumuz ile toplumun mutsuzluğu arasına bir çizgi çizmeye ne kadar hakkımız varı da sorguluyordu.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Röportaj

Orhan Pamuk:  “Fetih” mi, “Düşüş” mü?
 

Bazı meyvelerin adı da tadı da dünyanın her yerinde aynıdır. Bazı olayların ise adı da anlamı da dünyanın neresinde bulunduğunuza bakar, öyle ki olayın nasıl adlandırıldığına bakarak dünyanın neresinde, Doğu da mı, Batı da mı olduğumuzu çıkarabiliriz. 29 Mayıs 1453’te olan şey, Batılılar için Constantinople’un Düşüşü, Doğulular içinse İstanbul’un Fethi’dir.

Kısaca “Düşüş” ya da “Fetih”. New York’ta Columbia Üniversitesi’nde okuyan bir yakınım bir ödevinde “Fetih” kelimesini kullandığı için Amerikalı profesör tarafından milliyetçilikle suçlanmıştı. Liseyi Türkiye’de okuduğu için olaya Türk milli eğitiminin kelimeleriyle bakan yakınımın kalbi oysa biraz da Ortodokslardan yanaydı. Ya da belki de olayı aslında ne fetih ne de düşüş olarak görüyordu, ama ya Hıristiyan ya da Müslüman olmaktan başka bir seçeneği olmayan kimi bahtsız harp esirleri gibi iki dünya arasında kalmıştı.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Makale

Orhan Pamuk:  STOCKHOLM'DE YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİ: BABAMIN BAVULU
 

KONUŞMANIN TAM METNİ

Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, el yazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana. Her zamanki şakacı, alaycı havasını takınarak, kendisinden sonra, yani ölümünden sonra onları okumamı istediğini söyleyiverdi.

"Bir bak bakalım" dedi hafifçe utanarak, "İşe yarar bir şey var mı içlerinde. Belki benden sonra seçer, yayımlarsın."

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 4 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Güncel

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Orhan Pamuk: 'Nobel'i 10 yıl sonra verirler diyordum' [ 28/11/06 - 1143 ]
Orhan Pamuk: 'Babam hep yazar olmak istemişti' [ 27/11/06 - 1229 ]
Orhan Pamuk: Devlet onaylarsa sevinirim ama... [ 26/11/06 - 722 ]
Orhan Pamuk: Okul [ 31/10/06 - 1436 ]

9 Yazı (2 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
28.11.06
'Nobel'i 10 yıl sonra verirler diyordum'
27.11.06
'Babam hep yazar olmak istemişti'
26.11.06
Devlet onaylarsa sevinirim ama...
31.10.06
Okul




 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke