 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 287 Üye Adayı ve 12 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Gökhan Özcan: Yeraltından notlar...
|
|
Bu okuduğunuz satırları bir çok şehirde mesaileri iptal ettiren o sıcak günde
yazıyorum.
Yani siz okurken artık “dün” haline gelmiş olacak günde...
|
Gökhan Özcan: İtiraz dilekçesi
|
|
Her yönüyle tahammülü zor, kalabalık bir hayat yaşıyoruz. Bir çok şeye sinir
oluyoruz, birçok şeyden rahatsız oluyor, bir çok şeye çok derin itirazlarımız
var.
|
Gökhan Özcan: Artmamak, hep eksilmek...
|
|
Zaman gıcırdayarak geçerken, dünya uğuldayarak dönerken, koca adamlar
hayatları boyunca uydurabildikleri tek yalanı tefrikaya dönüştürürken, bıçaklar
hoyratça tene girerken, gerçekler ruhu acıtırken, taze yaralara kuru tütün
basılırken, sancılar damarlarda tutuşurken, kapı zilleri kimsesizlikleri
perçinlerken, ak saçlara asfalt karası sürülürken, hassasiyetler el çantalarının
en dibine sürülürken, biraradalığın tadı, ipin ucu kaçırılırken, basamakların,
panjur aralıklarının, yelpaze kanatlarının, kara kalem portrelerin akılda kalan
çizgileri durmadan silinirken, gömlek ceplerinde tuhaf cinayetler işlenirken,
düşmeyen, ısıtmayan, yatışmayan bir kötü heyecan içimizi doldururken, siperler
terkedilirken, insaniyet cepheleri birer birer düşerken.. biz neyi yaşıyorduk,
yaşıyoruz?
|
Gökhan Özcan: Hikâyesiz karaltılar
|
|
Dünyada milyarlarca insan yaşıyor. Bu sadece demografik bir gerçek değil,
aynı zamanda üzerinde düşünülmesi gereken bir insanlık gerçeği...
Milyarlarca insan, milyarlarca ruh, milyarlarca hikâye... Şimdi bu milyarlarca
insan, milyarlarca ruh, milyarlarca hikâyenin başkalıkları elinden alınıyor,
hepsi tek bir insan, tek bir ruh, tek bir hikâye kalıbına dökülmek isteniyor.
|
Gökhan Özcan: Şehir geceyi giyindiğinde...
|
|
Gecenin ücra köşelerinde, insanların sokaklardan, caddelerden, meydanlardan
el ayak çektikleri saatlerde dolaşmak gerek...
Saatlerin ilerlemediği, derin
karanlık bir uykuya daldığı saatlerde...
Şehirlerin en çıplak, en sakınmasız, en
telaşsız saatlerinde...
Koskoca bedeniyle hırıldayan, külçe gibi yığılmış, yorgun hayata bir yabancı
gibi bakmak gerek...
Işıkların azaldığı, seslerin azaldığı, kıpırtıların
azaldığı, sözlerin hiç kalmadığı o ıssız saatlerde görmek lazım hayatı...
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|