Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 153 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



101 Yazı (21 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 ]

Gökhan Özcan:  Zarfın içinde piton varsa, pulu yalamayın!
 

Eskilerin "Zarfa bakma, mazrufa bak!" diye bir sözü vardır. Anlatacağım hadise bu sözün aslında insanlar için ne kadar hayati bir uyarı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Almanya'nın Mechernich kentinde yaşayan 28 yaşındaki bir kadın internet üzerinden sattığı 1,5 metre uzunluğundaki pitonu bir kutunun içine koyuyor ve alıcısına posta yoluyla göndermeye kalkıyor.

Tedbir olarak da kutunun üstüne yaldızlı kalemle "Dikkat kırılabilir!" ibaresini yazıyor.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Gökhan Özcan:  Denizli Belediye Meclisi'ne alkışlarımla...
 

Büyük şehirlerimizde yolunuzu ya da aradığınız herhangi bir başka şeyi bulmak için neye ihtiyacınız var biliyor musunuz? Bir sözlüğe... Ama İngilizce bir sözlüğe...

Hatta bir de Fransızca sözlük olsa iyi olur; çünkü bu ülke bu dil kargaşasını bundan on yıllar evvel yine yaşamış, dilimiz bugün nasıl İngilizce sözcüklerin eline esir düştüyse, o zaman da Fransızca sözcüklerin istilası yaşanmıştı. O günlerin kalıntıları bugün hala dilimizde dolaşıyor, ama şimdi moda İngilizce...

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Türkçe Üzerine - Dilimize Özen

Gökhan Özcan:  Gurur duymadığım şeyler
 

4.Yine üniversite döneminde birkaç kez sırf anarşistlik olsun diye otobüse bilet atmadan bindim.

5. Topumu kesen yan komşumuz Hidayet teyzenin cenaze namazında sıra "iyi biliriz" bölümüne geldiğinde suskun kaldım.

6.Muhtemelen Reha Muhtar'ın bile okumuş olduğu Suç ve Ceza'yı henüz baştan sona okumadım.

7.Yazı hayatıma izlemediğim bir filmle ilgili olarak yazdığım bir kritikle başladım. Çok olumlu tepkiler aldım.
 

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Gökhan Özcan:  Ciddiyetimize kim sahip çıkacak?
 

Hayır, ne kadar ciddiyetsiz bir adam olduğuma dair gazete ilanı veriyor değilim. Aksine, bu devirde ciddiyet sahibi bir insan olmanın ne kadar zorlaştığını ifade etmeye çalışıyorum. Ciddiyet sahibi olanlar, ne demek istediğimi zaten anlamışlardır.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Gökhan Özcan:  Eski bir yazdan geriye kalan
 

Günler hırpani çuvallara girerken, gökyüzü lacivert kadifeden elbisesini giyerken, akşam alacalarında kuş gölgeleri yiterken, anlar sonsuz girdaplarda dönerken, terkedilmiş çocuklar için için çağlarken, gizli gizli ağlarken, avuç içlerindeki çizgiler yılışık sarmaşıklar gibi uzayıp giderken, hiç iç geçirilmeyen, hiç gülümsenmeyen, hiç düşünülmeyen, hiç kaybolunmayan saatler ellerini kollarını sallayarak önümüzden gelip geçerken,

şöyle bir dinlenmeden, öfkelenmeden, kale burçlarından kağıt uçaklar uçurmadan, peşlerine takılıp gitmeden, titremeden, sigara dumanlarının ardına gizlenmeden, hiçbir şey değişmeden, hiçbir ağırlık yerinden kıpırdamadan, gözler seğirmeden,

kalpler seğirmeden ölüp gidecek miyiz?

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Gökhan Özcan: Neler oluyor hayatta! [ 05/06/06 - 949 ]
Gökhan Özcan: Pardon! [ 07/05/06 - 844 ]
Gökhan Özcan: Anlamı korumak, hayatı korumaktır! [ 24/04/06 - 1703 ]
Gökhan Özcan: Sadra Şifa Bir Cemil Meriç Kitabı [ 25/03/06 - 2691 ]
Gökhan Özcan: Yerimiz gerçekten dar mı? [ 15/01/06 - 7893 ]

101 Yazı (21 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
23.01.08
Ne Önemi Var
18.12.07
Oğuz Atay'la ilgili değildir!
26.11.07
Bolluk içinde yokluk
03.09.07
Boşluk bulmak
20.08.07
Yollar ve yönler
16.08.07
Mazeretim var!
09.08.07
Obez kediler
06.08.07
Sakın hayalet olma!
02.08.07
Sinema eksilirken...
30.07.07
Asparagas kazanıyor!
26.07.07
Yaygın medya mahcubiyeti hakkında...
19.07.07
Eskimiş parantezler
16.07.07
En çılgın vaatler bende!
12.07.07
Tuhaf canlılar antolojisi
09.07.07
Zekâ görünce tanımak...
05.07.07
Kapının dışında bir kuru deniz
02.07.07
Ölmeden önce yapmamız gereken 1 şey!
28.06.07
Yeraltından notlar...
21.06.07
İtiraz dilekçesi
14.06.07
Artmamak, hep eksilmek...

Eski Haberler




Karakutu.tv & Galeri

Karakutu Galeri


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke