Binaların içinde yüzü dünyaya bakan pencereler var. Sokaklara, caddelere,
meydanlara, şehirlere bakan pencereler... Zaman zaman biraz durarak, biraz
oturarak, hiç değilse birkaç dakika kargaşanın dışına çıkarak, o binaların
içinden, yüzü dünyaya çevrili o pencerelerin ardından olan bitene bakmak,
hayatın seyrini izlemek gerek... Her şey çılgıncasına akıyor. Pencerenin bu
yanını görmek için, diğer yanına geçmek şart... Bu deli ırmağın farkına varmak
için, kıyıyı bulmak şart...