Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 279 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



104 Yazı (21 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 ]

Gökhan Özcan:  Üç Maymun hakkında notlar
 

Kasaba'dan başlayarak Nuri Bilge Ceylan sinemasının seyrini takip etmiş, izini sürmüş bir izleyici olarak Üç Maymun'u sessizce geçiştirmem elbette mümkün değil. Ancak filmi izlemekte gecikmiş olduğum için, yazmayı düşündüğüm birçok şeyi benden önce yazanlar oldu. Bu sebeple filmle ilgili önemli gördüğüm birkaç noktaya değinmekle yetineceğim. Ceylan'ın fotoğrafçılıkla başlayıp sinemayı da kapsayan bir bütünlük içinde akıp giden görsel zenginliği kayıtsız kalınamayacak kadar güçlü. İlk izlediğim filmi Mayıs Sıkıntısı'nda, olağanüstü tabiat ve insan karelerine dalıp gittiğimi, filmin anlattığı o küçük ve sıcak hikâyeyi neredeyse ıskalayacak hale geldiğimi itiraf etmeliyim.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Gökhan Özcan

Gökhan Özcan:  Ses hakikati sözde bulur!
 

Tuhaf söz değil mi? Sözü kendi başına bırakmaya o kadar alıştık ki, böyle kaideli sözler bize tuhaf geliyor artık. Oysa sözün bir aslının, bir esasının, bir kaide ve temelinin olması şarttır. Söz, konuşma balonları boş kalmasın diye icat edilmemiştir. Bir şey anlatmak, bir şeyi mânâlı kılmak gibi bir yükü vardır sözün. Bir refleks, bir seğirme, gayrı ihtiyari bir dil kaçağı da olamaz o halde. Aksine, akılla, fikirle, şuurla söylenmelidir söz. Yoksa bir nârâ gürlüğünde de olsa, bir fısıltı ürkekliğinde de, biz söz değil ses deriz ona. Sözün sese ihtiyacı yoktur ille de, ama sesin söze vardır. Söz olamayan ses avaredir, divanedir, biganedir.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Gökhan Özcan

Gökhan Özcan:  Sinir uçlarında yaşamak
 

Bu ülkede yaşayan herkesin artık iyice bellemesi gereken bir şey var: Biz hemen her gün sinirsel imtihanlardan geçirilen bir toplumuz. Hepimiz, sürekli yüksek tansiyonda yaşayan bünyeler gibi kendimizi dinlemeyi, kontrol etmeyi, önümüze çıkan/çıkarılan psikolojik engebeleri atlayarak geçmeyi öğrenmeliyiz. Böyle yaşamak ne kadar zor, ne kadar zahmetli olursa olsun başka çare yok gibi görünüyor: Sinir uçlarında yaşamayı öğrenmek zorundayız!

Son birkaç gün içinde önce Altınova'da, ardından Aktütün Karakolu'nda yaşananlar kuşku yok ki aynı paragrafa yazılması gereken hadiselerdir. Bunu hepimiz biliyoruz. Kim bilmezmiş gibi davranıyorsa, bilin ki bu toplumun bilincine ihanet halindedir. Birileri toplumsal sinir uçlarımız üzerinde ahlaksızca, insafsızca, vicdansızca oyunlar oynuyor.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Gökhan Özcan

Gökhan Özcan:  Bayramla bayramlaşmak
 

Yaradan'ın ayların sultanı eylediği bu güzel zamanı, dünyanın nimetlerinden bir nebze el çekerek, nefislerimizi mümkün mertebe kötülükten uzakta tutmaya çalışarak, kötü söz söylememeye, kötü iş yapmamaya gayret ederek geçirdik. Hiçbiri tam olmadı belki ama, hepimiz bu rahmet zamanını Allah'ın emrettiği gibi yaşama azmini gösterdik. Her zaman olduğundan daha fazla insan olmaya, insan durmaya çabaladık. Bizim bu yönelişimiz, hayatı da bir parça etkiledi. Daha yaşanabilir, daha sakin, daha huzurlu günler geçirdik. Güneşin doğuşuna ve batışına, ufku saran hayranlık verici renklere kenetlendik. Aç ve muhtaç olanın halini ve ahvalini kendi nefsimizde yaşadık, bildik. Ramazan'la hiç değilse bir parça güzelleştik. İçimizde bir parça daha insanlık, bir parça daha güzellik biriktirdik.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Gökhan Özcan

Gökhan Özcan:  Ramazan gündeminde ne var?
 

Ramazan ayıyla birlikte hayata bakışımızda, gündeliklerimizde, yeme içme tasavvurumuzda, insanlarla hasbıhalimizde, ibadet ve varlık muhasebemizde bir başkalık hasıl olmuyorsa; esas olarak bizim kararmaya yüz tutmuş ruh semalarımızda gerçekte bir Ramazan hilali görünmemiş demektir. Rahmet ayında, rotası hayra dönük olmak şartıyla, farklı hisseden, farklı yaşayan, farklı şükreden, farklı ibadet eden ve farklı fikreden insanlar olabilirsek; o zaman bu mübarek ayın bir örtü gibi günahlarımızı örttüğünden, gökyüzünden boşalan yağmur damlaları gibi hayatımızı kirlerinden arındırdığından sözedebiliriz.

Bu farklılaşma ve arınma gayreti her Müslüman için yerine getirilmesi gereken bir vecibe olduğuna göre; sosyal hayatın da kullardaki değişimle orantılı bir değişim içine girmesi beklenmeli elbette. Aslında öyle de oluyor. Şükürler olsun ki ülkemizde Ramazan ayı hayatı hissedilir biçimde değiştiriyor. Üstelik öyle görünüyor ki giderek daha da fazla değiştiriyor. Benim kişisel gözlemlerim, son zamanlarda bu konuda yapılan kimi araştırmalarla paralellik taşımıyor anlayacağınız.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Gökhan Özcan

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Gökhan Özcan: Ya Çarşamba'yı sel alırsa! [ 08/09/08 - 272 ]
Gökhan Özcan: Meraklısına okuma notları [ 27/08/08 - 504 ]
Gökhan Özcan: Gidin be işinize! [ 10/03/08 - 1022 ]
Gökhan Özcan: Ne Önemi Var [ 23/01/08 - 1238 ]
Gökhan Özcan: Oğuz Atay'la ilgili değildir! [ 18/12/07 - 752 ]

104 Yazı (21 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
08.09.08
Ya Çarşamba'yı sel alırsa!
27.08.08
Meraklısına okuma notları
10.03.08
Gidin be işinize!
23.01.08
Ne Önemi Var
18.12.07
Oğuz Atay'la ilgili değildir!
26.11.07
Bolluk içinde yokluk
03.09.07
Boşluk bulmak
20.08.07
Yollar ve yönler
16.08.07
Mazeretim var!
09.08.07
Obez kediler
06.08.07
Sakın hayalet olma!
02.08.07
Sinema eksilirken...
30.07.07
Asparagas kazanıyor!
26.07.07
Yaygın medya mahcubiyeti hakkında...
19.07.07
Eskimiş parantezler
16.07.07
En çılgın vaatler bende!
12.07.07
Tuhaf canlılar antolojisi
09.07.07
Zekâ görünce tanımak...
05.07.07
Kapının dışında bir kuru deniz
02.07.07
Ölmeden önce yapmamız gereken 1 şey!

Eski Haberler




KarakutuTv
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·AKA ARAMA KURTARMA
·Moya Brennan - Joy To The World
·Moya Brennan - Rinne Tu (you made)
·Máire Brennan- Where I Stand
·Máire Brennan- To the Water
·Máire Brennan - Follow the Word
·Maire Brennan - Whisper to the wild water
·MOYA BRENNAN - No Scenes of Stately Majesty

devamı...

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke