Yarım kalmış acılar denizi pencereme konardı geceyle, savrulurdum. Gözyaşı
kokusuyla dolu bir kuğu, zamanın sonuna kalkan, sürgünümdü; göz mavisi duman,
sessizliğim.
Aktım ölü deniz kızıyla gökkuşağı saklı mektubun içine, pulumuz
rüzgar oldu, postacımız güvercin. Cıva gibi eridik kabımızda. Kırmızıya gittik.
Hemen yokladım yüzümü yağmurun yuva yaptığı ellerimle. İyice şaşırmıştı alıcısı
vapur ıslığımızın. Saplandı gözlerimin ışığı yeni güne.
Mermer bir kayıkla geri döndük
diğer yarısına acının,
usulca çekildi deniz,
son bulduk, yenildik.