Çok partili hayata
geçişle birlikte, yine neredeyse sömürge idaresine karşı halkın 'gerçek'
temsilcilerinin idareyi ele alması 'demokrasi' olarak tarif edildi. Bugün hâlâ,
'iktidarı elinden bırakmak istemeyen seçkin zümre', 'bürokratik oligarşi',
'atananlara karşı seçilenler' terimlerini bolca kullanan demokrasi söyleminin
gerisinde, aslında Cumhuriyet ile bir türlü hakkıyla yapılamayan bir hesaplaşma
var.