İngiltere'de Tony Blair ve İşçi Partisi'ne iktidar yolunu açan 'yeni
sol-üçüncü yol' çizgisinin önde gelen mimarı Prof. Anthony Giddens geçen hafta
İstanbul'daydı.
Pazartesi günü Milliyet'te Derya Sazak'ın sohbete odasına da konuk olan
Giddens'in şu sözlerinin altını çizdim:
"Türkiye siyasetinde radikal bölünmeler olmamalı. Merkezde yer almak son derece
önemli. Eğer toplum radikal biçimde bölündüğü izlenimini verirse, bu Türkiye'nin
AB üyeliği için hiç iyi olmaz. Gerek başörtüsü gerekse laiklik konularında
radikal bir kutuplaşmaya yol açmak, yapılmaması gereken en önemli şey. Toplumu
yok eder bu. Türkiye'de muhalefetin başörtüsü konusunda şu sıralar biraz aşırıya
kaçtığını seziyorum."
Önemli bir gözlem.
Önemli bir uyarı...
Bir yanda laiklik diye, diğer yanda türban diye toplumu keskin kutuplara
ayırmanın ülkemiz için ne kadar büyük bir tehlike olduğunun farkında mısınız?
Böyle bir cepheleşmenin bu ülkede herşeyin başı olan istikrarı altüst edeceğini
biliyor musunuz?
Bırakalım olsun mu?..
Dün canı yananlar Anıtkabir'e yürüdüler. Ya yarın türbanlılar, başörtülüler,
Allahuekber diye bağıranlar, bir başka gerekçeyle canları yandığı için yollara
dökülüp, bilmem hangi camiye doğru yürüyüşe geçerlerse?
Ne olacak o zaman?
Kim kazanacak?..
Kimilerinin sesi kulağıma çalınıyor, biliyorum, "Asker bizden yana!" diyorlar.