Site RSS Forum RSS
gökyokuş solan penceresi çağrılmış ölmüş ölünce ölü annesi çağrılmış öyle ki bir kırgın çocuk gibi Konyalı bayramlara hep bayram ertesi çağrılmış
birden hatırladık seninle buluşamadığımız günleri gel ey büyük bakış yüce suskunluk gel artık beri kentleri ve kasabaları ve köyleri çevirdik senin adına kapıları tutmaktan artık herkesin nasır oldu elleri
sarsıldım son uykusunu uyuyunca arabistanın her eylem bir hamut gibi yerli yerinde kalınca sarsıldım son uykusunu uyuyunca bir hastanın eklemlerin yerini eklemsizlikler alınca
kurşun eritip fesleğen dökmeye eski uzak bir yaz akşamı bir yaşlı baba çıkar gelir bir uykudaki akış tükenir camiler ve motorlar birbirine karışır bir mayıs ortası lahanalar ve arnavutlar ve sudaki sevinçli akış tükenir
kapılarda bıraktılar her şeyleri her şeyleri ey üzünç yalnız bir seni mi aldılar içeri saatler bir açık deniz gibi kimseden yana değil her zaman süslü püslü her zaman oldukça geri