Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 35 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?
 Hakim Anlatı

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS



12 Yazı (3 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 ]

Miguel de Cervantes:  Don Kişot - Don Quijote 5.Bölüm
 

Don Kişot'un hazin dönüşü

Don Kişot'un bu ilk macerasına sahne olan yol pek gelip geçeni olmayan bir yoldu. Onun için bir hayır sahibinin kendisine yardıma gelmesini beklerken uzun uzun düşünmeğe vakit buldu. Çok tabiî olarak da okuduğu hikâye kitaplarının, kendisi gibi tatsız kazalara uğramış kahramanlarını hatırlamağa uğraştı ve Ortaçağ masalcılarının kafalarında doğmuş kahramanların durumları ile kendininki arasında bir çok benzerlikler keşfetti.

Şunu da söylemek gerekiyor ki, yediği dayaklar onun beynini eski yerine getirip oturtmak için ideal ilaçlar değildi. Onun için romanlarının bazı parçalarını düşünerek kendisinin Marki de Mantoue'nun yeğeni Şövalye Baudouin olduğuna kanaat getirdi ve tantanalı bir eda ile okumağa başladı:

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Miguel de Cervantes:  Don Kişot - Don Quijote 4.Bölüm
 

Don Kişot’un ilk macerası

Don Kişot handan uzaklaşırken sevincinden uçmaktaydı. Şarkı söylemek ve bir gezici şövalye olduğunu herkese anlatmak arzusu ile yanıyordu. Ne yazık ki yolunun üstünde tek adama rastlamadı. Bir ağaç kümesi içinde, güneşin ilk ışıklarına karşı kuşlar etmekteydi.

Don Kişot içini çekerek:
— Ah şu sevimli hayvancıkların dilleri olsaydı da bir maceraya rastlamak için ne tarafa gitmem lâzım olduğunu bana söyleseydiler, dedi.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Miguel de Cervantes:  Don Kişot - Don Quijote 3.Bölüm
 

Don Kişot'un silâh kuşanma töreni

Mutfakta oturan katırcılar Don Kişot'a hayretle bakıyorlar ve alçak sesle aralarında konuşuyorlardı.

Bir tanesi, kahramanımızın su katılmamış bir baron olduğunu iddia etmekteydi. Bir başkası onun tımarhane kaçkını deli olduğunu söylüyordu. Bir üçüncüsüne göre bu adam Karun gibi zengindi. Don Kişot onlara aldırış etmiyor ve ısmarladığı hafif yemeği yiyordu, işini bitirir bitirmez sofradan kalktı, hancıya arkasından gelmesini rica etti ve onu ahıra götürdü. Orada adamın önünde diz çöktü ve şöyle yalvardı.

— Sayın Derebeyi Vali! Sizden istediğim bir yüksek lütfü benden esirgerseniz ayağa kalkamayacağım.
Kendinin bir derebeyi sayılmasına hayret eden ve asilzadenin samanlar içinde diz üstü çöktüğünü gören hancı ne cevap vereceğini bilemiyordu.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Miguel de Cervantes:  Don Kişot - Don Quijote 2.Bölüm
 

Don Kişot şatodan ayrılıyor

Don Kişot başındaki macera rüyasını yaşamak için güzel bir gecede, tatlı bir ay ışığı altında şatosundan ayrılıyordu.

Sabahın ikisine doğru onun yatağından kalktığını ne yeğeni, ne de hizmetçisi işitmediler. Silâhları ile kalkanını bir kere daha silip parlatmış, sonra zırhını giyerek en küçük bir gürültü yapmadan odasından çıkmıştı. Ahırda atını eyerledi. Hayvancık hayretler içindeydi. Ne oluyoruz? Ortalık daha karanlıkken, ahır rahat, samanlar ılık ve yumuşakken şatodan çıkmak niçin? Efendim acaba çıldırdı mı? Şan ve şerefin yakın bir yol dönemecinde kendisini beklediğini bir ata nasıl anlatabilirsiniz?
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Miguel de Cervantes:  Don Kişot - Don Quijote 1.Bölüm
 

Giriş

17. yüzyıl İspanya'sında edebiyat düşkünü bir maceraperest; günümüzdeyse klasikleşmiş bir yazar: Miguel de Cervantes Saavedra. İspanyol donanmasına katılıp Kıbrıs'ta, İnebahtı'da, Tunus'ta, Navarin'de savaştı. Beş yıl Cezayir'de esir hayatı yaşadı. Ülkesinde resmi görevler üstlendi ve yolsuzluk, cinayet gibi gerekçelerle defalarca hapse girdi çıktı. Her şey edebiyat içindi; onca serüvenden sonra tüm zamanların en ünlü hayalperesti La Manchalı Don Kişot'u yazdı.

Nesli tükenmiş şövalyelere özenip hayallerinde kurduğu dünyada yaşayan Don Kişot, umutsuz bir kahramanlıkla, yel değirmenlerini devleştiren aptallık arasında bir simge günümüz dünyasında. Tıpkı uşağı Sanço Panza'nın pratik ve gerçekçi halkın simgesi olduğu gibi…

Birinci bölümü 1605 yılında yayımlanan İspanyol edebiyatının bu başyapıtı, yayımlandığı günden beri pek çok dile çevrildi, defalarca basıldı.Ömrünün son yıllarında da olsa, Don Kişot sayesinde istediği ün, saygınlık ve paraya kavuşan Cervantes öldüğünde modern romanın ilk kilometre taşlarından birini diktiğini bilmiyordur.

Çok farklı ulusal edebiyatların çok farklı yazar, eleştirmen ve okurları Don Kişot'u modern edebiyatın başlangıç noktası ve kutsal kitabı olarak değerlendirirler.

Don Kişot'un üç tek tanrılı dinin kutsal kitaplarından sonra gelmiş geçmiş en çok okunan kitabı olması da bu değerlendirmenin haklılığını kanıtlar.

Günümüzde onun yalnızca ilk modern roman değil, aynı zamanda ilk post-modern roman olduğunu iddia edenler de var.


Bu kuşkusuz tartışmaya açık bir konudur; ancak bu iddianın kesin olarak gösterdiği, modern zamanları yararak gelen muhteşem Don Kişot'un tam 400 yıl önce şu sıralarda yayınlandığından beri güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş olduğudur. Belki de bu yitmezliğin, bitmezliğin sırrı bir başka edebiyat ölümsüzünün, Dostoyevski'nin şu sözlerinin altında bir yerlerdedir:
"Don Kişot, insan düşüncesinin en son ve en büyük sözü, insanın ifade edebileceği en acı ironidir"

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Bir sonraki 5 yazının listesi.
Miguel de Cervantes: La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote’den 7. Bölüm [ 27/08/05 - 1338 ]
Miguel de Cervantes: La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote’den 6. Bölüm [ 22/08/05 - 1090 ]

12 Yazı (3 Sayfa, 5 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 | 3 ]
Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
31.05.06
Don Kişot - Don Quijote 5.Bölüm
21.05.06
Don Kişot - Don Quijote 4.Bölüm
13.05.06
Don Kişot - Don Quijote 3.Bölüm
09.05.06
Don Kişot - Don Quijote 2.Bölüm
02.05.06
Don Kişot - Don Quijote 1.Bölüm
27.08.05
La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote’den 7. Bölüm
22.08.05
La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote’den 6. Bölüm




Karakutu.tv & Galeri

Karakutu Galeri


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke