Çok eğlenceli, çok endişe verici, çok komik, çok acıklı günlerden geçiyoruz.
Ama bariz bir şekilde çok karışık, çok kafa karıştırıcı ve bilinmeyen
yeniliklere gebe günlerden geçiyoruz.
Meydanlar insanlarla (ya da polislerle) dolup boşalıyor... Tandoğan, Çağlayan,
Kadıköy, Taksim... Nerdeyse herkes (gerçek ya da sanal) meydanlık yerlerde bir
şeyler anlatmaya çalışıyor; gücü yetiyorsa (silahları, topları, tankları, gaz
bombaları, copları, tüfek dipçikleri varsa) oyunun kurallarını tespit etme
hakkının kendisinde olduğunu büyük bir kibirle duyuruyor; kafa tutan olursa o
kafayı ezmekle tehdit ediyor ve dediğini de yerine getiriyor...