 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 144 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Nihat Genç: Olmadı, Tacettin...
|
|
Olmadı Mehmet kardeşim, olmadı...
Dün bir şok yaşadık. Beklenmedik bir haberle sarsıldık. Arkadaşımız Mehmet
Tacettin trafik kazasıyla... Ölüm haberi. Ne bu... SKY TÜRK'te henüz bir yılı doldurmadım. Her hafta uçakla gidip geliyorum. Koridorda karşılaşıyor... Merhaba. Bazen toplantı odasında... Beş/on dakika laflıyorsun... Çay içiyoruz. Bazen SKY
TÜRK'ün kapı kenarında, aralıkta, kaldırım kenarı gibi yere çömelip... Sigara... Kaç haftadır orada çömeliyor çayımızı içiyoruz. Havaalanına araba bekliyorum. Tacettin'e rastlıyorum. Program öncesi sağdan soldan...
'Bu iş kesmiyor,
yaptığım işi beğenmiyorum, başka şeyler eklemeliyim programa, sokaktan haber yapmalıyım, şuraya da gitmeliyim, stüdyoya oturmak sıkıyor... Şunu mu yapsak yoksa... Dur şu tatil bitip geleyim, kafamda başka şeyler var...'
|
Nihat Genç: EDEBİYATA GİRİŞ DERSLERİ
|
|
Konu : Cyrano!
Yüzyıl önce tarihler, 1900’ü dönerken, Fransa’nın en meşhur adamı
Cyrano de
Bergerac’ın yazarı, Edmond Rostand idi. Aynı yıllarda Fransa’da Dreyfus davası
sürüyordu. Ama edebiyatçılar, gazeteler, halk, Rostand’ı konuşuyor. Yediği,
içtiği, giyindiği, söylediği herşey halkın
ağzında. Cyrano de Bergerac yeni
sahnelenmişti. Dünya edebiyatı sanki romantizmi yeni keşfediyordu, bu denli naif
ve bu denli kutsal imgeler, kılıç, şiir, aşkı bu denli sarhoş edici şekilde
hiçbir yazar biraraya getirememişti.
Oyun hızla başka dillere çevrildi. Uzak
ülkelere kumpanyalar. Hatta İstanbul’a dahi geldi, ancak, oyunun kahramanının
uzun burnu, Abdülhamit’in burnunu andırıyordu, izin verilmedi!
Cyrano, Don
Kişot, Hamlet, Raskolnikov gibi dünya edebiyat tarihinin
“hazret”lerinden. Aşk mektubunun üstündeki gözyaşlarını, seni yazmak ne zor
Cyrano! Aldığın yaraları taşıyor hâlâ yazarlar. Nükte, alay, şiir, kılıç,
düello,
yoksulluk, gurur ve aşk. Bunlar için, bütün coğrafyalarda paranın,
şöhretin saltanatına karşı hâlâ senin tiradların okunuyor Cyrano: “İstemem eksik
olsun!”
Onbinlerce kez sahnelendi. Ancak, Fransız
halkının bu oyuna düşkünlüğü çok
zaman sonra alaya dahi alındı. Nerdeyse bizim “Malkoçoğlu” filmlerine döndü.
|
Nihat Genç: Batı uygarlığı tekrar yükselmeyecek
|
|
Batı uygarlığı tekrar yıkılıyor. Rönesansla başlayan ve edebiyattan fen
bilimlerine, siyasetten felsefeye, dünyaya beşyüzyıldır yön veren ve bugünkü
dünya kurumlarını inşa eden batı uygarlığı yine ıstıraplar içinde!
Batı uygarlığı, I. ve II. Dünya Savaşı'yla yıkılma tehlikesi geçirdi. Ayrıca,
son iki yüzyılda, kendi içinden hortlayan soykırımcılığı ve kendi mezhep kardeş
kavgası kendi ırkçı ayrımcılığı ve kendi emperyalist sömürgeciliğiyle büyük
badireler atlattı.
|
Nihat Genç: EY İRAN ZENGİN VE GÜZEL ÜLKE
|
|
İran’a adım attığımız gün Edward Said’in öldüğünü duyduk. Edward Said hem
Filistin’in vicdanıydı, hem aydınların. Hocamızdı. Hristiyan bir aileden gelen
Edward Said, Şarkiyatçılık (oryantalizm) kitabı ve birçok eseriyle gözlerimizi
açtı. Doğu topraklarının bu güzel evladını saygıyla yadedelim.
Hayatımda kazandığım ilk fazladan paraları Suriye ve İran gezilerine harcadım,
sizler beni okumasaydınız, para biriktiremeyecek, İran’a gidemeyecektim,
yıllardır beni bağrına basan okuyucularıma teşekkür ediyorum. Çocukluğumdan beri
rüyamdı, ilk gideceğim dünya ülkesi ya Şiraz olacaktı ya İsfahan!
Tüm divan edebiyatımızı derinden etkilemiş Hafız, Şiraz’da yatıyor, Yahya
Kemal’in ”Hafız’ın kabrinde her sabah bir gül açar” dediği, Hafız’ın
kabrini ziyaret yine mümkün olmadı, ama tekrar gideceğiz. Bir şiirinde, “bu
gece hikayeyi sabah dek uzatın” diyen Hafız’ın sözüne uyup, bu hikayeyi
sabaha dek uzatacağız.
|
Nihat Genç: İnsanlık zor günlerde
|
|
Londra metrosundaki patlamalardan sonra Blair'in İngiliz polisine 'vur emri'
vermesi güvenlik sorunundan çok öte anlamlar
taşıyor.
Savaştan önce Birleşmiş Milletleri devre dışı bırakan Blair, şimdi 'hukuk
düzenini' şehir güvenliği adına iptal ediyor.
Bu basit bir güvenlik olayı değil. İnsanlık çok zor günler yaşıyor. Sıradan bir
polisiye
tedbir hiç değil. Batı uygarlığının birkaç manyak tarafından
bitirilmekte olduğunu gösteriyor.
Bu vur emri, engizisyon günlerinde dahi yoktu, bu vur emri, Fransız İhtilali,
seçim, anayasasının, hayata geçirilmesi ya da Ümit
Burnu'nun keşfi kadar derin
bir tarihi noktadır.
Bu vur emri, arkasında büyük, siyasi, sosyal, hukuki sarsıntılar bırakacak ve
bir uygarlık artık kökünden tartışılacak.
|
|  |
Karakutu Galeri
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|