 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 261 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Nihat Genç: KOMEDYA
|
|
Milliyetçilik hepimizi boğdu, sıktı, öldürdü. Biz, yumuşak, duygusal, çok rahat,
üstün bir kültürden geliyoruz. Birçok milleti, kültürü barındıran Itri'nin
müziği, Nedim'in şiirleri, fazlasıyla ince zevklerin, derin hassasiyetlerin, aşk
zaferlerinin ülkesinden geliyoruz. İlk milliyetçi kuşağımız, içimizde ilk okuyan
kuşaktı, bunlar Rum'du. br>Okumuş Rumlar'ın ilk işi Yunan bağımsızlık savaşı oldu.
Milli romantik heyecan ve maceraların kahramanı olmak hepsini sarhoş etti, bize
de bulaştırdı. Osmanlı'nın milliyetçiliği kavraması, daha alt düzeyde, düşük,
daha dar, edebi, milli duyarlılıkları kavraması yüzyıl sürdü. Bugün insan
haklarını batıdan alıyoruz, tepki gösteriyorlar, yüzyıl önce de milliyetçiliği
gidip batıdan aldık.
Batıya giden öğrenciler, Fransızca gibi dillerle haşır
neşir yaşayan aydınlarımız milli romantik bir edebiyat, şiir yaratması 1890'ları
bulur.
|
Nihat Genç: Hırsız ve Eskiya Yuvası: Merkez Sağ
|
|
Elli yıldır ülkenin koynuna yangın bombası gibi düşmüş sağ siyasetin faturası
işte önümüzde: Maskaralık! İçişleri bakanı eşkiya takibinde. Eşkiyaların
inlerine bakın: Demirel’in, Özal’ın, Mesut Yılmaz’ın, Çiller’in, aileleri,
yakınları, gazeteleri, televizyonları, şirketleri yazarları, bakanları.
Rezilliğin bini bir para, bu kepazeliğin ortasında, banka soygunları için en
şirin açıklamayı yine Sabancı yapıverdi: “Gardaşım, hazine bizim, hazine
hepimizin, dokunmayın hazinemize!”. Doğru. İç borç faizleriyle Koç ve Sabancı
ailesine kilitlenmiş hazineyi, sonradan çıkma bankacıların-siyasilerin
yürütmesi, yukarda birilerini rahatsız etti, “Hazine borçlarımızı ödeyemez
duruma geliyor” paniğiyle ip çekildi. Nasılsa merkez sağa sürülecek gözü
açılmamış bir şamar oğlanı bulundu.
|
Nihat Genç: Öldürülebilir Halklar
|
|
Michael Jackson'un son klibini de seyrettik, pek zahmet ettin Amerika.
Eşcinsellikten, çocuklara tecavüz suçlamalarından çok çekti, şimdi erkek
kılığında bir barda, üstelik bir kız için dövüşüyor. İyi fikir doğrusu: dans ve
dövüş! Bir Woody Allen vardı, şimdi ne yapıyor Amerika. Eminem'e ödül vermiş,
Madonna'yı evlendirmişsin, hayırlı olsun Amerika! Kaldığın yerden devam et
Amerika! Savaş uçaklarının ekranlar için çok lezzetli bir ziyafet daha
çekeceğinden hiç şüphem yok. Sen Afgan dağlarında eğlencene devam et Amerika!
|
Nihat Genç: PASİF DİRENİŞİN NİMETLERİ
|
|
AKP’nin kısa tarihi, Türkiye’nin önündeki 15-20 yıllık politik yaşam için büyük
mesajlar taşıyor. Gerçi henüz sert bir sosyal ve siyasi kriz yaşamış değiller.
Ve önceki sağ iktidarlar tarafından halkımız delirtildiği için bundan sonra
ülkeyi kim, nasıl yönetirse yönetsin hoş görünecektir, iddialı konuşacağım. II.
Mahmut’un otuz bin yeniçeriyi öldürüp yeni bir askeri teşkilat kurduğu günden,
yani iki yüz yıldır siyasal trajedilere, sosyal facialara dönüşen laik-şeriat
tartışması en yumuşak seviyesine inmiştir.
Bunu biraz da her sağcı iktidar gibi
siyasetlerini devletin sert zeminiyle bütünleştirme temayüllerinde aramak lazım.
Ancak, otoriteye başkaldırı sert Müslümanların en büyük siyasi değeri iken bu
kötü modelin birkaç ayda değiştirilmesi, sabırlı davranılması, otoritenin
aptallık ve zayıflığını da mucizevi bir şekilde, yani, zeytinyağı gibi üste
çıkardı. 28 Şubat günlerinde medya ve ordu baskısından aklını kaçırmış
muhafazakar Müslümanın şimdiki sakinliği, sağlıklı uyum çabası, muhafazakar
Müslümanların dayanıklılıklarını test ettiğini gösteriyor.
|
Nihat Genç: Türkçüler
|
|
(Bu yazının başında konuya geçmeden önce yazar, kendisine milliyet gazetesinin
ekindeki bir köşe yazısında yapılmış eleştiriye cevap veriyor)
Bir röportajımda kadın yazarlar soruldu, Nuray Mert, Perihan Mağden, Vivet
Kanetti, Kırıkkanat, hatta Meral Tamer, bu son ismi yazmamışlar, önemlidir,
dedim. Röportajı yapan, peki Ayşe Arman, Pakize Suda diye araya girdi, “tenezzül
etmediğim isimler üzerinde laf söylemek zorunda bırakmayın beni” dedim...
Milliyet Eki’nde “Sarıkız’ın Anılan” başlığında bir köşe var. Adını saklıyormuş,
ne boksa. Nükhet Duru’nun, Müjde Ar’ın donlarını anlatır, durur, hayatım boyu
hiç dikkatimi çekmeyen bir köşe.
Vay sen misin Ayşe Arman’a, Pakize Suda’ya dil uzatan diye tam sayfa döşenmiş
bana. Ne deseydim, kraliçemiz mi olurlar, deseydim.
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|