Girdiği her ortama bir su serinliği veren bu dost bakışlı, mavi gözlü
delikanlı, aydın kimliğinin temsili olmuştu bir dönem. Yapıtları, kente gelen
köylülerin uyanışında el fenerine dönüşmüştü
Hemen her köylü çocuğu gibi, ekinlerin, bitkilerin, göğün ve toprağın
zamanlarından birinde doğdu, 1929'da "arpalar biçilirken". "Dikenlerin arasına",
"yüzyılların karanlığına" doğmuştu, Burdur, Yeşilova, Akçaköy'de. Bu bilgiye
gereksinim duymayacaktık, çocuk hevesi ve zehir zekâsıyla okumanın yolunu
aramaya çıkmasaydı bu yoksul köy çocuğu. Buradan başlayan yeni yaşamı boyunca
Türkçeye eşsiz yapıtlar bırakmasaydı, onu bilemeyecektik hiç, milyonlarcası
gibi.