 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 279 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
Kitap Tahlili: Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
|
|
Edebiyat âleminde yarısı Ruslara, geri kalanı da Avrupalılara ait ‘Dünya
Klasikleri’ diye pazarlama stratejisi kokan bir kategori var. Takla attırılıp,
kısaltılmış versiyonlarından satın alıp vitrinimizin uygun yerine koyarız
genellikle. En çok lisede, üniversitede tüketilen bu klasikler, eskiden Bülend
Özveren’in sunduğu bilgi yarışmalarına soru olarak katılırlardı. Artık ciddi
yayınevleri orijinal hallerini basmaya başladı: Oliver Twist ’in yeni halini
görseniz küçük dilinizi yutar, vitrininizdekileri okumadığınıza şükredersiniz.
Ancak her şey bir yana, arada sırada adını anmak istemediğimiz bazı ‘yerli’
yazarlardan başınızı kaldırıp Moby Dick filan okumanızda sayısız fayda var,
bizce...
1) Kolay bir soru ile başlayalım: Dünyanın en çok bilinen roman
kahramanlarından biri Raskolnikov olmalı. Yediği onca “halta” rağmen hangi ünlü
yazarın, hangi kitabının içinde kahramanca yaşar?
a) Knut Hamsun-Açlık
b) L. N. Tolstoy Savaş ve Barış
c) I. S. Turgenyev Babalar ve Oğullar
d) F. M. Dostoyevski Suç ve Ceza
|
Kitap Tahlili: Tembel okurun itirafı!
|
|
Hayal gücü kuvvetli okur, yazardan sonra kalemi devralabiliyormuş
meğer... Berger’ın romanı, bu aşkın bir tarafının kaleme aldığı mektupları ve
alıcı Xavier’in mektup arkalarına düştüğü kısa notları sunuyordu. Ama hayal
dünyam özgürdü. Öykü kendi kendini kurmaya devam edebilirdi. Xavier, ilk mektup
tomarının üzerine boşuna yazmamıştı: ‘Evren beyne benzer, makineye değil. Hayat
şu anda anlatılan bir hikâyedir. İlk gerçeklik hikâyedir. Tamircilik bana bunu
öğretti.’
|
Kitap Tahlili: Arzunun karanlık nesnesi
|
|
İktidar çatışmalarına tanık hatta bizzat sahne olan beden, kendi olmak
dışında bir eğretileme, kendisinden başka anlamların, başka özdeşliklerin veya
farklılıkların ikame aracı halini de aldı zaman zaman. Toplumsal ve siyasal
düzenin merkezî bir metaforu konumundaki beden, Baudrillard’ın deyimiyle
vaktiyle ruhun metaforuydu, ardından cinselliğin metaforu oldu, bugün artık
hiçbir şeyin metaforu değil. Kısa süre önce on dokuz yaşındaki Dila Kurt kilo
vermek için gittiği bir zayıflama kampında hayatını kaybetti. Dayatılan bir
görüntü, bir sıfat, bir rol, bir kalıp adına ölen ne ilk ne de sonuncu kadın
Dila. Törelerle, kurallarla, yasaklarla, emirlerle patriarkal kapitalizm
kadınları öldürmeye devam ediyor, edecek de.
|
Kitap Tahlili: Gösteri Toplumu
|
|
63. doğum gününe birkaç hafta kala, hayatına son verdi Guy Debord. 28 Aralık
1931'de Paris’te doğmuştu. Ölümü de yaşamı gibi büyük bir gizem içinde kaldı.
Bir filozof, yazar ve sinemacı olarak, yıkıcılığı sanata taşımış birisi olarak,
bugün dahi yapıtları yeterince tartışılabilmiş ve anlaşılabilmiş değil. Aslında
onun amacı da anlaşılabilmekten çok tartışılabilmek olmuştu. Günümüzde Guy
Debord'un özellikle "Gösteri Toplumu" eseriyle bir kahin olduğunu düşünen aydın
sayısı az değil. Gerçekten de o kitapta ortaya attığı tezler, hemen hemen bütün
yönleriyle doğrulanmış ve doğrulanmaya da devam ediyor. 1967'de Paris'te Buchet-Chastel
yayınevi tarafından yayımlandığında, bir 68 aşırılığı olarak görülmüş ve biraz
da küçümsenmişti o günlerde. Ama zaman geçtikçe Guy Debord'un bütün tespitleri
hayatla sınandıktan sonra herkes bu yapıtın hakkını vermeye başladı. Ama onun
yapıtlarının koyu bir karamsarlığı barındırdığını ve devrimci düşüncelerinin bu
karamsarlıkla beslendiğini hemen belirtmeliyim.
|
Kitap Tahlili: Heidegger artık okunacak...
|
|
Kaan H. Ökten, filozoflara ve çevirmenlere çıkardığı güçlükleri dillere
destan olan Heidegger’in ünlü kitabı ‘Varlık ve Zaman’ı çevirmekle kalmadı,
ayrı bir kitapla ‘çevirisinin tekniğine dair bütün ayrıntıları’ Türkçe
okuyup yazanların dikkatine sundu... Geçen yüzyılda felsefeden
bahsedilecekse, sözün daha başlarındayken iki ismi anmamak neredeyse
kaçınılmazlaşır: Alman filozof Martin Heidegger ve onun 1927’de ilk baskısı
yapılan eseri Sein und Zeit, Türkçesiyle Varlık ve Zaman. Heidegger,
kimilerine göre yüzyılının en önemli filozofudur, öyleyse Varlık ve Zaman da
en önemli kitap olacaktır. Bundan böyle adını daha rahat Türkçe telaffuz
edeceğimiz kitapla Heidegger büyük bir felsefi dava açıyordu: Ona göre, en
kaba özetle, antik Yunan’dan, Platon ve Aristoteles’ten başlayarak kendi
yaşadığı çağa gelene kadar üretilmiş bütün Batı felsefesi ‘metafizik’le
maluldü. Bu, kadim varlık tartışmasının, Kant, Hegel, Husserl, Kierkegaard
ve Nietzsche’nin eserlerinin elde bulunduğu bir dünyada, yeni bakış açısı ve
kavramlarla yeniden başlatılması demekti.
|
|  |
Kategori ve Yazarlar
|
|
|